<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421</id><updated>2011-07-08T06:34:03.645-07:00</updated><title type='text'>12 Eylül Müzesi için...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>20</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-1493152495848379659</id><published>2010-07-21T04:25:00.001-07:00</published><updated>2010-07-21T04:25:52.059-07:00</updated><title type='text'>12 Eylül müzesi üzerine…</title><content type='html'>12 Eylül müzesi üzerine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. yılındayız. 30 yıl önce yaşanan büyük kırılmanın hala sonuçlarını yaşamaktayız ve henüz bitmiş bir süreç değildir. 30 yıldır bu ülkede idare edenler ve idare için kullanılan kurallar 12 Eylül darbesinin izlerini taşımaktadır. Bunun çıplak örneği, 30 yılda ölen insan sayısında gizlidir. 12 Eylül, 5 bin insanın öldürülmesini engellemek için sözde gelmiştir, kendi kurduğu sistem içinde 30 bin öldürmüştür ve öldürmeye devam etmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar önce açıkça ilan ettim, 30. yılında 12 Eylül müzesi. Bu ilanı yaparken, elbette 12 Eylül’ün 30. yıl olması ama asıl önemli sebep; 12 Eylül üzerine bakışın kişiden kişiye değişir konuma gelmesindendir. Darbe ve darbe yapanlar artık başka sıfatlarlar ile anılır olmuştur, yeni kuşak bu acının nedenlerini bilmemektedir, çünkü var olan bilgiler bir kirlilik yaratmaktadır. Bu kirlik içinde doğru tanımlar yapılamaz hale gelinmiştir. Bu acıyı yaşan kesimler kendilerini doğru ve objektif olarak kendilerini ifade edemez konumdadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül’e bakış açımızın net olması için, hurafelerden ve destanlardan sıyrılıp çıplak göz ile görebilmemiz için müzenin şart olduğunu düşündüm. Çünkü bugüne kadar kullanılan kaynaklar, darbe yapanlar ve darbeyi destekleyenlerin kaynaklarıydı. Bizler kendi kaynaklarımızı oluşturarak, aslında 12 Eylül’de bunlar yaşandı deme imkanımıza ermemiz anlamına gelirdi. Bunu içinde çok ciddi ve uzun soluklu bir arşiv çalışması yapılması doğaldır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül sadece cezaevinde yaşanmadı, evrensel olarak kendisini Türkiyelim diye gören her kişi bu değişimden payını aldı, bilip ya da bilmeden savrulan rüzgarın altında işkenceye tabi kalmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaşanan sürecin sadece arşiv olarak biriktirilmesi yeterli değildir, çünkü bu arşivin paylaşılması ve gelecek ve yaşayan kuşağa doğru şekilde sunulması da önemlidir. Bu doğru sunum alanı müzedir. Buna benzer örnekleri yurtdışında mevcuttur. Yurtdışında gördüğüm müzelerin ülkemizde olabileceğini düşünerek müze fikrini ortaya attım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için değişik girişimlerde bulundum. Fakat, kendi küçük dünyalarının ve hedefleri içinde kariyer peşinde olanların engellemeleri ile karşılaştım. Önemli olan işin doğru ve amacına uygun olmasıdır, açıkçası diğer tarafları beni ilgilendirmez, kişilerin etiketleri vs… O yüzden çalışmamı bir süreliğine zamana bırakarak, doğru insanlar ile iletişime geçmeye karar verdim ve bir süreliğine bu konuda sessizlik içinde birikim yapmak derdinde oldum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen günler içinde elime bir bildiri geçti, 12 Eylül Müzesi kuruluyor diyerek. Benim başlattığım çalışma sonuçta meyvesini veriyor diyerek mutlu bir şekilde yazıyı okudum. 1-15 Eylül tarihleri arasında Ankara’da ama neresinde açılacağı belli olmayan bir ‘müze’ çağrısı. Adına müze değil de sergi, utanç sergisi filan denmiş olsa daha anlamı olurdu, çünkü müze kısa süreliğine açılan oyuncak değildir, anlamı ve içeriği farklıdır. Bu açıklamada benim dikkatimi çeken tarihlerdir. 1- 15 Eylül! Bu tarihler referandum için propaganda ve sonuç döneminde denk geliyor. 1 Eylül ile 12 Eylül arasında tarafların meydanda olduğu dönemdir. Evet ya da hayır söylemi içinde birilerin bir propaganda alanı olacak bir çalışmadır. Çağrıyı yapan kurum içinde de evet - hayır ve fikri olmayanların da olduğu heterojen bir yapıdır. Sergiyi düzenleyenlerin saf amaçları olabilir ama onu kullanacakların saflığından söz edilemez!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan geçen günlerde gözlerine yaş alarak konuşma yaptı ve 12 Eylül mağdurlarını nasıl kullanacağını herkese gösterdi. Bu gözyaşlarına takılıp giden bazı solcu olduğunu söyleyenler ise, AKP’den daha çok AKP ideolojisini ve etkinliklerini savunur konuma geldiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergi, tarihi yanlıştır, 12 Eylül referandumundan sonra yapılmış olsa bir anlam ifade ederdi. Çünkü bu konunun siyasi olarak kullanılacağı, taraf haline getirileceğini söylemek için falcı olmaya gerek yoktur. Sergiyi yapanlar amaçları dışında, sergi birilerine hizmet etmiş olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müze adının ve düşüncesinin bu şekilde kullanılmasını kınıyorum. Bu serginin adını müze olarak değil de başka bir ad ile yapılmasının daha doğru olacağı inancındayım. 12 Eylül’de 30. yıl müzesi kurulmalıdır ama bu amacına uygun bir yerde ve uzun sürekli olarak kurulmalıdır, ele güne karşı yapmak için yapılan işler arkalarında yarardan çok tahribat ve ileride yapılacaklar önünde engel olarak duracağını düşünmekteyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-1493152495848379659?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/1493152495848379659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/07/12-eylul-muzesi-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1493152495848379659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1493152495848379659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/07/12-eylul-muzesi-uzerine.html' title='12 Eylül müzesi üzerine…'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-2341472062185628887</id><published>2010-05-06T01:25:00.000-07:00</published><updated>2010-05-06T01:26:09.473-07:00</updated><title type='text'>idama gitmeden önce</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S-J9DbkVzcI/AAAAAAAAAEE/TT3Dde4Ebe4/s1600/denziler-son-foto.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 230px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S-J9DbkVzcI/AAAAAAAAAEE/TT3Dde4Ebe4/s320/denziler-son-foto.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5468070395474464194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-2341472062185628887?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/2341472062185628887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/05/idama-gitmeden-once.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/2341472062185628887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/2341472062185628887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/05/idama-gitmeden-once.html' title='idama gitmeden önce'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S-J9DbkVzcI/AAAAAAAAAEE/TT3Dde4Ebe4/s72-c/denziler-son-foto.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-5430017178890843291</id><published>2010-03-11T07:05:00.001-08:00</published><updated>2010-03-11T07:05:27.043-08:00</updated><title type='text'>şimdi sormazsak soran olmayacak....</title><content type='html'>İZMİR 78’LİLER DAYANIŞMA VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi sormazsak soran olmayacak....&lt;br /&gt;şimdi aramazsak hiç bulunmayacak....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZMİR İNCİRALTI ÖĞRENCİ YURTLARI KATLİAMININ 30.YILI&lt;br /&gt;TANIKLIĞIN GEREKİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskunluklar artık bitsin.&lt;br /&gt;• &lt;br /&gt;Geçmişle hesaplaşmadan geleceğimizi kuramayız. &lt;br /&gt;• &lt;br /&gt;12 Eylül; Darbecisiyle, hukuku, kültürü, oluşturulan vesayet ilişkileriyle, suç ve cinayet örgütleri ile hesap sorulmamış, karanlık bir dönem olarak önümüzde duruyor.&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Bunlarla hesaplaşmadan; düşüncenin suç olmadığı, insanların gözaltında kaybolmadığı, işkence görmediği, faili meçhullerin olmadığı, özgür ve demokratik bir ülkeyi nasıl kurabiliriz?&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Bu gün hesap sorma günü olsun.&lt;br /&gt;• &lt;br /&gt;30 yıldır susanların konuştuğu gün olsun. &lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;Karanlıkların aydınlandığı gün olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Haziran 1980 gecesi İzmir İnciraltı yurtlarında bir katliam yaşandı. &lt;br /&gt;Asteğmen Necip Pınar ve Çavuş Hasan Dimici yönetimindeki askerler jandarma panzerleriyle öğrencilerin kaldıkları blokların çevresini sarmış, yurtların kapı önüne kadar girmiş, sirenlerini sürekli açık tutmuş ve 1000’in üzerinde yurt bahçesinde şarkı söyleyip, halay çeken öğrenciyi kuşatmışlardır. Saat 21.00 gibi megafonla anons yaparak öğrencilere genel arama yapılacağını duyurmuşlardır. Anonsun yapılmasından sonra araçlardan inen jandarma Çavuşun verdiği emir ile bahçedeki öğrencileri 3 dakika süreyle taramışlardır. Bir anda savaş alanına dönen örgenci yurtlarında kurşun yağmuru altında öğrenciler kaçışmaya başladılar. 25 dakika süren Katliamda yaşamını yitirenlerin otopsilerinde tümünün sırtlarından vurulduğu, kurşunun Amerikan M-6 ve M-1 otomatik tüfeklerden çıkan mermiler olduğu belirlendi. &lt;br /&gt;O katliamda 5 gencimizi yitirirken, onlarcası da yaralandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Öldürülenlerin anısı, geride kalanların onuru için,&lt;br /&gt;• Gerçek sanılana karşın, gerçeğin kendisi için,&lt;br /&gt;• Resmi tarihin kalın ve kara örtüsünü aralamak, kaldırmak, gerçekleri sergilemek için,&lt;br /&gt;• Baskı, zulüm, işkence ve katliamları bir daha yaşamamak için, &lt;br /&gt;• Yönlendirilmiş, yanlış bilgilerle yazılan “tarih” ezberini bozmak için,&lt;br /&gt;• 30 yıl önce hesabı sorulmadan kapatılmış davanın zaman aşımına uğramadan, yeniden açılabilmesi için &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TANIKLIĞIN HEMEN GEREKİYOR &lt;br /&gt;KatliamdaYaşamlarını yitirenler&lt;br /&gt;• İsmail Baytok 1962 doğumlu Balıkesir Sındırgı’dan gelmişti..&lt;br /&gt;• Mustafa Uslu 1960 doğumlu Manisa Turgutlu’dan gelmişti..&lt;br /&gt;• Ali İhsan Tan 1961 doğumlu Diyarbakır’dan gelmişti.. &lt;br /&gt;• Hüseyin Akdağ &lt;br /&gt;• Mehmet Ali Arun 1957 doğumlu Balıkesir Burhaniye’den gelmişti… &lt;br /&gt;Katliamda Yaralananlar&lt;br /&gt;İzmir Devlet Hastanesi yaralı listesi: &lt;br /&gt;Erhan Üstbaş, Emel Şahin Toprak, Sait Cacur, Hüseyin Özbaş, Mahmut/Mehmet&lt;br /&gt;Çalışkan, Ömer Sarıtoprak (Ödemiş kolu koptu), Murat Çalıkuşu, Akan Eren, Bakır Sıtkı Şenyurt, Oğuz Sayır, Orhan Zahun/Zabun, Hasan Nergis, Ahmet Kamil Utkan, Mehmet Çalışkan, Hakan Erez/ Hakan Erer, Oğuz Şahin Murat Çalıkuşu, Cevdet İnci, İbrahim Morkacı, İbrahim Toy, Oğuz Şahin, Harun Azyit, Ahmet Kamil Utku, Lütfü Zafer Demirel, Hasan Nergis, Selahattin Öcal, Muhsin Okuyan, Sait Cacur, Sahir Erdoğan, Hüseyin Özbaş, Berkan Usbaş, Orhan Tabur, Bekir Şenyurt.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZMİR- İNCİRALTI KATLİAMIN YAŞAYANLARI, O GÜNE TANIKLIK EDENLERİ ARIYORUZ.&lt;br /&gt;HEMEN TANIKLIĞIN GEREKİYOR&lt;br /&gt;• O geceyi yaşayanları, &lt;br /&gt;• O gün Üniversite sınavları için belki de yaşamında ilk kez taşradan İzmir’e gelmiş olanları,&lt;br /&gt;• O gün kızını/oğlunu İzmir’e sınava göndermiş onun için yüreği titreyen, anne, baba, abla, kardeş, aile bireylerini,&lt;br /&gt;• O gece o şenlikte türkü söyleyip, halay çekenleri,&lt;br /&gt;• O gece o silahlar çekildiğinde ne yapacağını bilemeyenleri,&lt;br /&gt;• O gece kaçarken, ezenleri, ezilenleri,&lt;br /&gt;• O gece vurulanların arasında olanları, yaralananı, komaya gireni, öldü denilirken yaşayanı, yaşıyor denilirken ölmüş olanı,&lt;br /&gt;• O gece askerliğini yaptığı birlikte, emirle tetik çekmişleri,&lt;br /&gt;• O gece yaralıları Devlet Hastanesine taşıyan yoldan geçen taksi ve özel araçlarda bulunanları,&lt;br /&gt;• O gece yaralı ve ölülerin arka arkaya taşındığı İzmir Devlet Hastanesi'nde görev yapan sağlık ekibini,&lt;br /&gt;• O gece İnciraltı Öğrenci Yurtları'nda görev yapan personeli,&lt;br /&gt;• O gece katliamda 4 yaşında oğlunu kaybeden İnciraltı Yurtları görevlisini ve ailesini,&lt;br /&gt;• O gece 500’e yakın öğrenciyi gözaltına alan Emniyet güçlerini, Emniyet’te görev alan polisleri,&lt;br /&gt;• O gün sınava girememiş öğrencilerin, Üniversite sınavlarına girmelerini sağlayan eğitim görevlilerini,&lt;br /&gt;• O gün İncir altı’nda yaşayan halkı ve çalışan esnafı,&lt;br /&gt;• O gün olayların kitlelere ulaşabilmesi için görev yapan gazetecileri, İzmir Temsilcilerini, İstihbarat Sorumlularını, Polis Adliye Muhabirlerini,&lt;br /&gt;• O gün açıklama yapan DISK, Türk-İş, TMMOB, Halkevleri, TÜMOD, TÜMAŞ ve 30 Demokratik Kitle örgütünün İzmir Şb. yöneticilerini,&lt;br /&gt;• O gün olayları incelemek için İzmir’e gelen CHP milletvekilleri Ferhat Aslantaş, Süleyman Genç ve Kaya Bengisu’yu,&lt;br /&gt;• O gün konuyla ilgili olarak “5 Gencin hesabını kim verecek” diye soran Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şb.Yöneticilerini &lt;br /&gt;• O gün “Kişi yaşamına değer verilmeden yapılan her hareketin sorumluları mutlaka mahkum olacaklar” diyen İzmir Barosu yöneticilerini, &lt;br /&gt;• O gün İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığında davaya bakan Askeri savcılardan Hakim Albay Hikmet Hacımirzaoğlu, Hakim Yarbay Ülge Sözer, Hakim Binbaşı Yalçın Acargül, Hakim Yüzbaşı Güner Yiğitbaş ve Hakim Yüzbaşı Ahmet Alkış’ı&lt;br /&gt;• O gün İzmir Devlet hastanesi Başhekimi olan Kadri Aslansan'ı, &lt;br /&gt;• O gün İzmir Emniyet Müdürü olan Yılmaz Sezgin’i,&lt;br /&gt;• O gün İzmir Valisi olan Nazmi Çengelci’yi,&lt;br /&gt;• O gün Ege Ordu ve İzmir Sıkıyönetim Komutanı olan Orgeneral Ali Sait Özçivril’i,&lt;br /&gt;• O günün hemen ertesi günü cenazelerini memleketlerine adeta kaçırmak zorunda kalan, katliamda yitirdiğimiz İsmail Baytok, Mustafa Uslu, Ali İhsan Tan, Hüseyin Akdağ, Mehmet Ali Arun’un ailelerini,&lt;br /&gt;• O gün katliamda yaralanarak İzmir Devlet Hastanesine kaldırılan Erhan Üstbaş, Emel Şahin Toprak, Sait Cacur, Hüseyin Özbaş, Mahmut/ Mehmet Çalışkan, Ömer Sarıtoprak (Ödemiş’li. O günün gazetelerine göre kolu koptu), Murat Çalıkuşu, Akan Eren, Bakır Sıtkı Şenyurt, Oğuz Sayır, Orhan Zahun/Zabun, Hasan Nergis, Ahmet Kamil Utkan, Mehmet Çalışkan, Hakan Erez/ Hakan Erer, Oğuz Şahin Murat Çalıkuşu, Cevdet İnci, İbrahim Morkacı, İbrahim Toy, Oğuz Şahin, Harun Azyit, Ahmet Kamil Utku, Lütfü Zafer Demirel, Hasan Nergis, Selahattin Öcal, Muhsin Okuyan, Sait Cacur, Sahir Erdoğan, Hüseyin Özbaş, Berkan Usbaş, Orhan Tabur, Bekir Şenyurt'u,&lt;br /&gt;• O günün nasıl yargılandığını, yargı sonuçlarını bilenleri, arıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVRİMCİ 78’LİLER FEDERASYONU İZMİR 78'LİLER DAYANIŞMA VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ &lt;br /&gt;www.78liler.com izmir78liler@googlegroups.com &lt;br /&gt;Bağlantı için; &lt;br /&gt;Adres : 440 Sk. No:10/2 Konak / İzmir Telf. &amp;Fax : 0232 425 47 78&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;0505 457 25 88 Ali Rıza ÖZER// 0538 312 84 35 Sefa AKYÜREK // 0507 311 99 04 Vefa KAÇAR //&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-5430017178890843291?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/5430017178890843291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/03/simdi-sormazsak-soran-olmayacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/5430017178890843291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/5430017178890843291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/03/simdi-sormazsak-soran-olmayacak.html' title='şimdi sormazsak soran olmayacak....'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-3576561061032371195</id><published>2010-03-11T00:56:00.000-08:00</published><updated>2010-03-11T00:57:13.623-08:00</updated><title type='text'>Bundan 33 yıl önce İstanbul Üniversitesi Merkez Binası önünde 7 öğrencinin öldürülmesiyle sonuçlanan katliam sonrasında iki kez açılan 16 Mart katliam</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S5iwY4o2mVI/AAAAAAAAAD8/YrLoi4QnA_k/s1600-h/27425735599.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S5iwY4o2mVI/AAAAAAAAAD8/YrLoi4QnA_k/s320/27425735599.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447297690871699794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bundan 33 yıl önce İstanbul Üniversitesi Merkez Binası önünde 7 öğrencinin öldürülmesiyle sonuçlanan katliam sonrasında iki kez açılan 16 Mart katliamı davası, Yargıtay 1. Dairesi'nin verdiği son kararla zamanaşımından kapandı. 16 Mart katliamı davası, ilk olarak 1978'de açılmış, beş yıl sonra sanıkların delil yetersizliğinden beraati üzerine 1992 yılında yapılan suç duyurusu ile 1995 yılında yeniden açılmıştı. Üç sanığın taammüden adam öldürmekten yargılandığı davanın değişik aşamalarında yaşanan çeşitli aksaklık ve kesintiler nedeniyle yargılama, uzadıkça uzadı ve nihayet Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 21 Ocak 2010'da yerel mahkemenin verdiği kararı onaması ile zamanaşımına kurban gitti. Böylece 16 Mart dosyası, 33. yılında ikinci kez kapanmış oldu. Yargıtay'ın 2010/211 sayılı kararı doğrultusunda, saldırıda 7 öğrenciyi öldürdükleri öne sürülen Özgür Koç, Latif Aktı ve Mustafa Doğan'la ilgili kamu davası ortadan kalktı. Yedi kişiyi öldürmenin yanı sıra 41 kişiyi öldürmek amacıyla yaraladıkları öne sürülen sanıklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyordu. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar ile bu ceza talebi zamanaşımı nedeniyle dikkate alınmadı. Kararda "30 yıllık asli ve munzam dava zamanaşımı süresi dolduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir" denildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İFADESİ ALINAMADAN KURTULDU &lt;br /&gt;Müdahil avukatlar kararı Yargıtay'da temyiz etti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi ise verdiği kararda, yerel mahkemenin kararını temyiz eden avukatların itirazlarını "vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen itirazlar" olarak nitelendirdi. Yargıtay kararında şöyle denildi: "Mahkemenin verdiği hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekillerinin zamanaşımı süresinin dolmadığına, sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine, lehe yasa uygulamasında hata edildiğine, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi onanmasına oybirliği ile karar verildi." Böylece; dava süresince gıyabi tutuklu olarak kırmızı bültenle aranan sanık Mustafa Doğan, onca yıl zarfında ifadesi bile alınamadan hakkında açılan davadan kurtulmuş oldu. 33 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YILDIR HAFIZALARA KAZINAN KATLİAM&lt;br /&gt;16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde gerçekleştirilen bombalı ve silahlı saldırıda Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Ahmet Turan Özer, Murat Kurt Abdullah Şimşek Hatice Özen ve Hamit Açıl yaşamını yitirmişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-3576561061032371195?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/3576561061032371195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/03/bundan-33-yl-once-istanbul-universitesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/3576561061032371195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/3576561061032371195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/03/bundan-33-yl-once-istanbul-universitesi.html' title='Bundan 33 yıl önce İstanbul Üniversitesi Merkez Binası önünde 7 öğrencinin öldürülmesiyle sonuçlanan katliam sonrasında iki kez açılan 16 Mart katliam'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S5iwY4o2mVI/AAAAAAAAAD8/YrLoi4QnA_k/s72-c/27425735599.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-8211994615766395303</id><published>2010-02-04T10:01:00.001-08:00</published><updated>2010-02-04T10:03:26.830-08:00</updated><title type='text'>oğuz güven'in kitabından...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S2sL6LjQq9I/AAAAAAAAAD0/UD5240x6pL0/s1600-h/iskence4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 228px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S2sL6LjQq9I/AAAAAAAAAD0/UD5240x6pL0/s320/iskence4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434450469513636818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gazeteci Oğuz Güven'in 78 kuşağını anlattığı "Zordur Zorda Gülmek" adlı kitabında insanın kanını donduran işkence yöntemleri anlatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında "78 kuşağı" diye adlandırılan gençlerin yaşadığı trajikomik gerçek öykülerin yer aldığı kitap yeni öykülerle genişliyor.&lt;br /&gt;3. Baskısını yine 12 Eylül'ün yıldönümünde yapan kitapta, bu kez Diyarbakır Cezaevi'nde uygulanan işkence yöntemleri de tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor. İşte, Diyarbakır Cezaevi Gerçeğiyle Yüzleşme Araştırma ve Adalet Komisyonu raporundan akıllara durgunluk veren işkence yöntemleri:&lt;br /&gt;FALAKA: Yaygın ve sürekli uygulandı. Ayak tabanı, ellerin içi gibi vücudun kaslı bölümlerine kalas, cop, zincir, saz sapı, pik demir vb. vurularak gerçekleştirilirdi. Bu yöntem, ayak tabanlarını ve el ayalarını patlatır, kaba yerleri ezer, morartır, tırnakları sökerdi. El ayak gibi herhangi bir yeri kırar, sakat bırakırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KÖPEK SALDIRTMA: Tutuklu çırılçıplak soyulur, kurt köpeği üzerine saldırtılırdı. Köpeğin ilk kaptığı yer bacak arası olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZlNCİR: 20-25 metre uzunluğundaki zincirin uçları iki tutuklunun boynuna bağlanır, tutuklular sırt sırta verdirilerek ters yönde hızla itilir. Tutuklu tek ayağından zincire bağlanır, bu zincir yüksek bir yere asılır, tutuklu bayılıncaya kadar askıda kalırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GERME: Tutuklunun bir bacağı merdiven kenarlığına bağlanır, diğer bacağı da açık bırakılan koğuşun gözetleme deliğine bağlanıp kapı kapatılır, tutuklunun bacakları koğuş kapısının eni kadar gerilir ve öyle kalırdı. Koşuşturulur, zincir tam gerilince, her iki tutuklu da sırtüstü yere düşerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYAKTAN ASMA/TEPE: 50-60 kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan "tepe ol" komutu verince tüm tutuklular üst üste bindikten sonra, bir tutuklu da üst üste yatan tutukluların üstüne çıkar, istiklal Marşı'nın on kıtası okutulurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KULE: Havalandırmaya çıkan tutuklular altı kişilik daire oluştururlardı. Bunların üzerine 3-4 kat olacak biçiminde tutuklular çıkarıldıktan sonra, gardiyanın "yıkıl" komutuyla kule oluşturan tutuklular kendini yere bırakır ve böylece tutukluların değişik yerlerinde kırılma, incinme ve çıkık olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RANZA ALTI: Gardiyanlar ellerinde kalaslarla koğuşa girip, "ranza altı ol" komutunu verince, koğuşta bulunan tutukluların hepsi ranzaların altına girerdi. Herhangi bir yerlerinin açıkta kalmaması gerekiyordu. Ranzaların altına tüm tutuklular sığmadığı için kiminin eli, kiminin kolu dışarıda kaldığından, gardiyanlar ellerindeki kalaslarla tutukluların dışarıda kalan kısımlarına vurmaya başlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KANTAR: Tutuklular havalandırmada çırılçıplak soyundurulup tek sıra halinde dizilirler, sıranın ön tarafında duran tutuklu sırt üstü yatırılırdı. İkinci tutuklu, yatan tutuklunun testis ve erkeklik organlarından tutarak yukarı kaldırır, tutuklunun kaç kilo geldiğini söylemesi istenirdi. Tüm tutuklular birbirini tartana kadar bu işlem devam ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KERVAN: Havalandırmada, tutuklular tek sıra dizilir, her tutuklu önündeki tutuklunun sırtına bindirilir, bacakları, altındaki tutuklunun boynundan aşağıya sarkıtılır ve kulaklarından tutması istenirdi. Gardiyanın komutuyla tutuklular yürümeye başlar ve bu işlem tutuklular ayakta duramayacak duruma gelene kadar sürerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEHPA: Tutuklu gece koğuştan alınıp, koğuş koridorunda gardiyan ve subaylardan mizansen olarak oluşturulan bir mahkemede sorgulanırdı. Mahkeme, tutukluyu idam cezasına çarptırır, ikinci katın merdiven kenarlığına bir ip geçirilip, ipin ucuna tutuklunun boyun kemiğini kırmayacak düzeyde kalın bezden bir ilmik takılır, tutuklunun boynu bu ilmiğe geçirilir ve temsili infaz gerçekleştirilirdi. Tutuklu tam boğulacağı sırada ip açılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;COP SOKMA: Gardiyanlar copu zeytinyağına batırır ve yağlı copu tutuklunun makatına zorla sokardı. Sonra bu copu kendisine ya da bir başka tutukluya yalatırlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEK-ÇEK: Tutuklu çırılçıplak soyundurulur ve erkeklik organına bir ip takılırdı. Gardiyan ipin diğer ucunu alıp hızla koşar, tutuklu da zorunlu olarak gardiyanın peşinden koşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LAĞIM SUYUNA SOKMA: Tecrit bölümünün alt katındaki bazı tuvaletlerin delikleri tıkanır. Hücrelerin pisliği ve lağım suları burada biriktirilir, diz boyu kadar oluşturulan pisliğin içine tutuklu atılır ve pislik yedirilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KiTAP OKUMA: Koğuşta bir tutuklunun eline kitap verilir, tutukluya avazı çıktığı kadar yüksek sesle tek tek sözcükler okutulurken, diğer tutuklular bu sözcükleri tekrarlarlardı. Sabahtan akşama kadar yapılan bu işlem sırasında, tutuklular ayakta durmak zorundaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MARŞ SÖYLETME: Cezaevinde bulunan herkes elli'yi aşkın marşı ezberlemek zorundaydı. Bu marşlar tutukluların ses telleri tahriş oluncaya kadar söyletilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖL DEDİĞİMDE: Tutuklu havalandırmanın orta yerine çıkarılır, hazır ol durumuna geçirilirdi. Gardiyanın "öl" komutuyla tutuklu kaskatı, eklemlerini kırmadan yere düşürülürdü. Bu işlem gardiyanın keyfine göre tekrarlanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİGARA İÇİRME: Bunun çok çeşitli yöntemleri vardı. En çok uygulananları şunlardı: Koğuşta kalan tutukluların eline beş adet sigara verilir, sigaraların tümü yakılarak devamlı ağzında tutulurdu. Gardiyanın "çek-bırak" komutuyla sigaralar bitinceye kadar içirilir, sigaralar-filtreleri dahil- tutuklulara yedirilirdi. Bu sırada koğuş pencereleri kapatılır, havasızlık ve dumanla boğulma ortamı yaratılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BANYO: Tutuklular çırılçıplak soyundurulur ve tek sıra halinde banyoya götürülürdü. Banyoda sabun kullanılmazdı. Hortumla tazyikli su tutukluların üzerine fışkırtılırdı. Daha sonra tutuklular koridora çıkarılır, "Yat-sürün" komutuyla tutuklular yerlerde süründürülerek koğuşlarına götürülürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAYIM DÜZENİ: Tutuklular günde en az beş kez sayılırdı. Her sayımdan önce, tutuklular sayım düzenine geçer, sayım talimi yaptırılır, yüksek sesle tekmil verilir, rahat-hazır ol ile, çöker kalkarlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GECE NÖBETİ: Geceleri her koğuşta mevcuda göre 2-7 kişiye kadar tutukluya sırayla nöbet tutturulurdu. Nöbet sırasında devriye gezen gardiyanlar, koğuşun mazgal deliğini açar, nöbetçi tutuklunun mazgaldan dışarı elini uzatmasını ister, tutuklunun ellerine cop veya kalasla istediği kadar vururdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LOKOMOTİF: Tutuklular havalandırmaya çıkarılır, İki kişi çırılçıplak soyundurulur, bunlardan birisi domalıp iki eliyle diz kapaklarını tutar, diğeri de arkadan bunu kucaklardı. Gardiyanın "uygun adım marş" demesiyle her iki tutuklu havalandırmada dolaşırlar, diğer tutuklular zorunlu olarak bunları izlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PİSLİK YEDİRME: Her havalandırmanın ortasında bir lağım çukuru vardı. Lağım suları ve insan pislikleri burada toplanırdı. Tutuklulara bu çukurdan avuç avuç pislik alıp yemeleri istenirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞEME: Havalandırmada bir tutuklunun yere yatması istenir, diğer tutuklulara, yerde yatan tutuklunun yüzüne işemesi istenirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TECAVÜZ: Cezaevinde görev yapan gardiyanlar, genç tutuklulara merdiven altlarında zorla tecavüz ederlerdi. Ayrıca iki tutuklu çırılçıplak soyundurularak birbirlerine tecavüz etmeleri istenirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASTANE: Hastanede de cezaevindeki kurallar geçerliydi. Hasta, tuvalete götürülmez, yatakta da hazır ol vaziyetinde yatardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VEREM: Veremlilerle, sağlam tutuklular birbirinden tecrit edilmez, aynı kapta yemek zorunda bırakılırdı. Aynı battaniyenin altında yatırılırlardı. Veremlilerin balgamları tahlil yapılacak bahanesiyle toplanır, karavanadaki yemeklere karıştırılır ve bu yemekler tüm tutuklulara yedirilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYAKTA BEKLETME: Bu yöntem cezaevinde her gün geçerliydi. Sabah saat 05'den akşam 17-19'a kadar tutukluların oturması yasaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KONUŞMA YASAĞI: Koğuş içindeki iki kişinin birbiriyle konuşması, tutuklunun gülmesi ve düşünür gibi görünmesi yasaktı. Böyle bir suçu işleyen tutuklulara yukarıdaki işkence yöntemleri uygulanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GECE BASKINI: Nöbetçi subay ve gardiyanlar, gece geç saatte tutukluların koğuşuna girerek, uyku sırasında tutuklulara cop veya kalaslarla dayak atarlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVUKAT-ZİYARET DAYAĞI: Avukat görüşmesine ve diğer görüşmelere gidip gelirken tutuklulara dayak atılırdı. Görüşlerde hiçbir şey konuşulmaması tembih edilirdi. Tutuklular avukatlarıyla savunma konusunda görüş alışverişinde bulunamazlardı.&lt;br /&gt;MAHKEME DAYAĞI: Tutuklular mahkemeye götürülürken cenaze arabasına bindirilirlerdi. Elleri arkadan kelepçeli olurdu. Cenaze arabasına binerken ve çıkarken gardiyanlar tarafından dövülürlerdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-8211994615766395303?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/8211994615766395303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/02/oguz-guvenin-kitabndan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/8211994615766395303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/8211994615766395303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/02/oguz-guvenin-kitabndan.html' title='oğuz güven&apos;in kitabından...'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S2sL6LjQq9I/AAAAAAAAAD0/UD5240x6pL0/s72-c/iskence4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-793028045528895321</id><published>2010-01-25T15:18:00.001-08:00</published><updated>2010-01-26T03:46:13.826-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S14m9GzCkqI/AAAAAAAAADs/_CZqhTR7QJE/s1600-h/GetAttachment.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S14m9GzCkqI/AAAAAAAAADs/_CZqhTR7QJE/s320/GetAttachment.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430821031893963426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S14m2mA2qBI/AAAAAAAAADk/B8xiJTFgUS0/s1600-h/02.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S14m2mA2qBI/AAAAAAAAADk/B8xiJTFgUS0/s320/02.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430820920014317586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;12 eylül 30. yıl protesto etkinlikleri izmir'de yapılan basın açıklaması ile devrimci 78'liler federasyonu olarak başlatmıştır. 12 eylül olalı 30 yıl oldu. bu 30 yılda yaşananları daha iyi anlayabilmek için, anlatabilmek için müze kurma girişimide resmen bu toplantı ile kamuoyuna duyurulmuş oldu. &lt;br /&gt;12 eylül 30. yılda, yıl boyunca yapılacak çalışmalar daha sonra kamuya duyuracağı bilgisi bana ulaşmış durumdadır. aynı toplantının bir benzeri istanbul'da da yapılacaktı, fakat bu organizasyonda yer aldığını söyleyenlerin, işi zamana yayarak işi yapamaz hale sokmaları yüzünden basın toplantısı yapılamadığını daha önceki kısa açıklamamda duyurmuştum. 12 eylül 30. yılında istanbul'da da protesto edilecektir. bu protestoda kişi olarak yer almak isteyenler yanyana gelerek, genel protesto programı içinde istanbul'da da bir şeyler yapılabilinir. onun için yanyana gelmek isteyenler, bir şey yapmak isteyenler, yerel bir insiyatif kurarak bu etkinliklere dahil olabiliriz. bizi engellemek isteyenlere karşı verilecek en iyi cevap protesto etkinliklere katılarak verebiliriz. &lt;br /&gt;o yüzden istanbul öznelinde yan yana gelecekler, kişi olarak ve gönüllü olarak yanyana gelecektir. bunun için toplantı yapılabilmesi için, gönüllü yer alabilecek arkadaşlar lütfen 12eylulmuzesi@gmail.com adresine mail atmaları yeterlidir, bir tarih belirler ve çalışmalara başlayabiliriz. &lt;br /&gt;istanbul 12 eylül 30. yılında protesto etmeye hazırlanıyor. bu hazırlık ve etkinliklerde yer alabilecek arkadaşların maillerini bekliyorum. yan yana gelelim ve hem protestoyu daha yüksek ses ile haykıralım, hem de 12 eylül müzesi fikrine hayat verelim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-793028045528895321?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/793028045528895321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/12-eylul-30.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/793028045528895321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/793028045528895321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/12-eylul-30.html' title=''/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S14m9GzCkqI/AAAAAAAAADs/_CZqhTR7QJE/s72-c/GetAttachment.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-4154824010681450605</id><published>2010-01-11T01:55:00.001-08:00</published><updated>2010-01-11T01:56:14.956-08:00</updated><title type='text'>24 Ocak’ta neler oldu?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0r1tr_XnQI/AAAAAAAAADc/gP06BKzmj2Q/s1600-h/12eylul_m%C3%BCzesi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0r1tr_XnQI/AAAAAAAAADc/gP06BKzmj2Q/s320/12eylul_m%C3%BCzesi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425418866372615426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;24 Ocak’ta neler oldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çerkez Ethem güçleri dağıtıldı. (1921)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zonguldak Ereğli’de bir madende 55 işçi öldü. (1955)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menderes’in idamı istendi. (1961)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu. (1972)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleyman Demirel, 24 Ocak kararlarını açıkladı. Turgut Özal kararların yöneticisi olarak duyuruldu. ABD’den gelen bir vali edasında geniş yetkiler ile göreve başladı. Aynı görünümlü bir başkası, yine aynı kurum tarafından yıllar sonra gönderildi. (1980)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uğur Mumcu öldürüldü. (1993)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül ile direkt bir ilişki, 24 Ocak kararları satırlar arasında yer alıyor, çünkü 12 Eylül’ün resmen ayak sesleri Amerika’dan gelen özel yetkili biri tarafından açıklanmıştır. Ekonomik kararlar, Türkiye’nin yeni yol haritasını açıklıyordu. Bu kararların yürürlüğe girmesi içinde askeri bir darbenin olması gerekliydi. Koşulların olgunlaşması ve geniş tabanlı bir destek için, Ocak ayından Eylül ayına kadar ülke kan gölüne dönüştürülecek, yokluklar, kuyruklar, yolsuzluklar ve yaşama hakkı ortadan kaldırılacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül sabahı, her şey bir anda kesilmesi ve bir anda marşlar ile uyanmamız bir tesadüfi sonuç değildi. Aynı saatlerde uzaklarda birileri “bizim çocuklar başardı” nidalarının yükselmesi, kimin eli ile yapıldığını açıkça ilan ediliyordu. Bir anda, her şey Giyotinin bıçağının inmesi gibi kesildi. Ne sokakta eylem oldu, ne de başka yerde, gelmekte olanı bilenler bile, o sabah ne yapacağını bilemez konumdaydı, çünkü bir anda yaşama hakkı sağlanmış gibiydi. Bu göreceli rahatlamanın, işkence hanelerine uğramadığı kısa zamanda anlaşılacaktı. Ülke büyük bir hapishaneye dönüştürülecekti, korku her yere işlenecekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin en önemli tarihi bir kırılmanın yaşandığı, kısa zaman da anlaşmayacaktı, fakat zaman içinde sonuçları hemen ortaya çıkacaktı. Hiçbir zaman iktidara gelemeyecekler, iktidar koltuklarına alıştı, yeni bir sermeye grubu doğdu. Eğitimden sağlığa her şey çökertildi ve yükselmekte olan bu sermaye grubu denetiminin altına girdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül’ü takip eden günler içinde halkımız bankaların iflası, bankerlerin yükselmesi ve bir anda yok olmaları ile tanıştı. Sokakta iki sevgilinin el ele dolaşmasını yasaklayan ahlak yasaları yürürlüğe girdi, parklarda bahçelerde el ele dolaşan sevgilileri polisler uyardı. İstiklal Caddesinde Nazi askerleri kıyafetli tiyatro oyuncuları, sokaktan geçenlere kimlik sordu, kimse sen kimsin diye sormayı aklına getirmeden kimliklerini gösterdi! Yastık altında kalan paraları ortaya çıkaracağız diyerek, her türlü yalanı dolanı normalleştiren bir anlayış geliştirildi, bugün dahi bu anlayış devam ediyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül, asıl hedefi sol olarak gördü, görüntüsel olarak da olsa sağ kesimi de hedefine koydu başlangıçta ama “kendileri içeride düşünceleri iktidarda” görünüme kavuştular. O gün iktidarda olan bakanlar / devlet görevlileri bugünkü hükümet içinde yer almaları tesadüfi değildir. Sol üzerinden panzer geçti, solun yaşaması için bütün ortamlar ve olanaklar yok edildi. Sol, korku ile işkence ile özdeşleştirildi. Ötekileştirildi, ötekileştirilen sadece sol değildi, ulus devlet kavramı içinde olmayanların hepsi ötekileştirildi. Kürt dili yasaklandı, Kürtleri asimile edilmesi gereken hedef olarak ortaya kondu. Alevi inancı yok sayıldı, İslam ve Hanefi mezhebi her kesime yaygınlaştırılması için, din dersi zorunlu hale getirildi, okullar birer asimilasyon merkezi olarak kullanıldı. Toplum tek tipleştirme yeri olarak, okullar seçildi ve ona göre program uygulandı. &lt;br /&gt;Sağlık sektörü iyi para getiren bir alan olarak seçildi ve ilaç firmalarının istekleri yönünde değişim yaşandı. Bu sayede sosyal devlet kavramı ortadan kaldırıldı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bazı türküler yasaklandı. Cinsiyet değiştiren sanatçı sahnelere çıkması yasaklandı. Toplumun ahlak anlayışını belirleyenler, bugün yaşanan toplumsal ahlak çöküntüsünü de hazırlamışlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalif olarak görülenler sürgün edildi. Yaşama hakkı elinden alınanlar için gönüllü sürgünden başka çare kalmadı. 30 bine yakın insan değişik ülkelerde yaşamaya başladı. Yol filmi yasaklandı. Yorgun savaşçı filmi yakıldı. Bunların dışında 937 film sakıncalı olduğu gerekçesi ile yasaklandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhi Su gibi sanatçılara pasaport verilmedi, tedavisi engellendi. O sayede bir çok muhalif solcu aydın ve sanatçı hayatını kaybetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 devrimci idam edildi. 144 kişi kuşkulu şekilde öldü. 43 kişinin intihar ettiği bildirildi. 16 kişi kaçarken vuruldu. 95 kişi çatışmada öldü. Toplam olarak kaç kişi işkenceden öldü ve sakat kaldı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç gazeteci tutuklandı, kaç gazete yasaklandı? Kaç kitap toplatıldı, kaçı yakıldı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül süreci devam ediyor, bu rakamlara son 25 yıllık “düşük yoğunluklu savaş” verileri dahil değildir. O verileri de dahil ettiğinizde 12 Eylül toplum üzerinde nasıl bir etki yaptığını rahatlıkla görürsünüz.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün yaşadığımız sorunların temelinde 24 Ocak kararlarının açıklandığı günkü, Amerikan hedeflerinin olduğunu söylemek abartı olmasa gerek! 12 Eylül resmi olarak 24 Ocak kararları ile başlamıştır, fakat ondan öncede başlayan ve devam eden bir süreçtir. Bu sürecin başlangıcını NATO’ya girdiğimiz gün olarak kabul dahi edebiliriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. yılında 12 Eylül protesto etkinlikleri 24 Ocak’ta başlatılması bir anlam ifade eder. O gün bütün ülke çapında yapılacak olan basın duyurularına duyarlı olan bütün kesimlerin katılması önemlidir. Devrimci 78’liler Federasyonu önderliğinde yapılacak olan bu etkinliklere bütün 12 Eylül mağdurlarını çağırıyoruz! Kim nerede olursa olsun, ister yurt içinde, ister yurt dışında 12 Eylül geniş bir kesime anlatılmalı ve 12 Eylül’ü daha iyi algılayabileceğimiz, var olan ve gelen kuşaklara daha iyi anlatacağımız 12 Eylül Müzesi kurmak için yan yana gelelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül belki bugünkü koşullar içinde mahkeme önünde yargılamacağız, fakat tarih önünde yargılayacağımız yerler arşivlerdir, arşivin sergilendiği alan müzelerdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül bir gün mutlaka yargılanacaktır!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-4154824010681450605?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/4154824010681450605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/24-ocakta-neler-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/4154824010681450605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/4154824010681450605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/24-ocakta-neler-oldu.html' title='24 Ocak’ta neler oldu?'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0r1tr_XnQI/AAAAAAAAADc/gP06BKzmj2Q/s72-c/12eylul_m%C3%BCzesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-4181611270110086931</id><published>2010-01-08T03:13:00.000-08:00</published><updated>2010-01-08T03:14:20.774-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0cThqPhQ1I/AAAAAAAAADU/f6IjShVMhJU/s1600-h/metin.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0cThqPhQ1I/AAAAAAAAADU/f6IjShVMhJU/s320/metin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424325745187046226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bir haber peşine gitti, kendisi haber oldu!&lt;br /&gt;metin evrensel gazetesinin bri muhabiriydi, gazeteciydi, haber vardı ama haber peşine gitmesini engellediler, çünkü o gerçeklerin peşine düşmüştü, haber ajansların haberlerinin dışında özel haber yapacaktı, fakat bu iyi niyeti, gazeteci duyarlılığı bir jopun ve jopu eline verenlerin emiri ile haber oldu!&lt;br /&gt;o toprağa düştü, düştüğü yer haber oldu!&lt;br /&gt;hala onun tarih önünde hesabı sorulamadı, çünkü jopu eline veren, o emir veren mekanizma yaşamaya devam ediyor!&lt;br /&gt;12 eylül süreci 30. yılında varlığını korumaktadır.&lt;br /&gt;roman'lara yapılanlar bir 6-7 olaylarının devamı değil midir?&lt;br /&gt;tutuklu gazeteciler 12 eylül'ün devamı değil midir?&lt;br /&gt;edirne, erzincan'da yapılanlar, trabzon, malatya'nın devamı değil midir?&lt;br /&gt;12 eylül ve devam eden süreci ile yüzleşilmeden bu katilamların, sürgünlerin, linçlerin hesabı sorulamaz!&lt;br /&gt;30. yılında 12 eylül yaşamaya devam ettiğini gündeme bakarak rahalıkla söyleyebiliriz!&lt;br /&gt;metin unutlmadı, onun kalbi hala atıyor!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-4181611270110086931?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/4181611270110086931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/bir-haber-pesine-gitti-kendisi-haber.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/4181611270110086931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/4181611270110086931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/bir-haber-pesine-gitti-kendisi-haber.html' title=''/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0cThqPhQ1I/AAAAAAAAADU/f6IjShVMhJU/s72-c/metin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-6276522597742050878</id><published>2010-01-03T06:25:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T06:34:50.943-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0CpC4XhCFI/AAAAAAAAADM/VXRoF1t21ro/s1600-h/servet.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 271px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0CpC4XhCFI/AAAAAAAAADM/VXRoF1t21ro/s320/servet.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422519818309929042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şair Servet Ziya Çoraklı 29.12.2009 günü Hamburgta vefat etti. Şair 12 Eylül öncesinde Istanbul'da Sinamatek başkanlığı yapmıştı. Hamburg'da yaşıyordu. Yayınlanmış üç kitabi bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şair Servet Ziya Çoraklı, Almanya’nın Hamburg kentinde yakalandığı kanser hastalığına yenik düştü.1946 dogumlu olan CORAKLI, Devgenc, TKP-B hareketlerinde yer aldi. 70´li yillardaki Sinematek baskani idi. Sairdi. 20 yildir Almanya´da Hamburg´da yasiyordu. Daha genç yaşlarda, devrimci mücadelede yer almasından dolayı, Agri lisesinden Trabzon lisesine komunistlik yaptigi gerekcesiyle surgune gonderilmisti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son ‘Düşler’ adlı şiir kitabı yayımlanan Servet Ziya Çoraklı, DEV-GENÇ ve TKP-B davalarında uzun süre cezaevinde kaldı. 1 Şubat 1946 Ağrı doğumludur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoraklı ‘Düşler-Trâume’ adlı Türkçe ve Almanca şiir kitabının önsözünde şunları yazmıştı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsanlık çok şeyler borçlu düşçülere/düşlere... Düşçüler düşleriyle yeninin yenisini aramasaydı, insanlık belki de var olanla yetinip karınca adımlarla yollar katedecekti... Genel olarak sanat, özel olarak şiirin kısaca tanımını yapmak kolaycılığına düşmeden sanatın başeğmez çocuğu şiirin önemli yanlarından olan; daima muhalefette kalışını, gerçeğin gerçeğini, yeninin yenisini aramasını, var olanla barışık olmaması yanlarının altını çizmek gerek diye düşünüyorum. Bu bağlamda şiir asidir, kalıpları reddeder, resmi olanla sürekli kavgalıdır“.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuat Saka'nın bestelediği, Servet Ziya Çoraklı'nın "Turna Çığlığı" şiiri: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uslanmaz iki deli, deli deli&lt;br /&gt;Eserler dağ başlarına yıkılıp&lt;br /&gt;Yakalanamayan vadilerden&lt;br /&gt;Kurşun geçirmez nefesleri&lt;br /&gt;Bilirler ki aşk yaşamaktır&lt;br /&gt;Ya da yaşamak aşktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Servet Ziya Çoraklı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-6276522597742050878?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/6276522597742050878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/sair-servet-ziya-corakl-d29.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/6276522597742050878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/6276522597742050878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/sair-servet-ziya-corakl-d29.html' title=''/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0CpC4XhCFI/AAAAAAAAADM/VXRoF1t21ro/s72-c/servet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-1497313750939320530</id><published>2010-01-03T02:21:00.000-08:00</published><updated>2010-01-03T02:24:56.241-08:00</updated><title type='text'>Doğan Öz</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0BwcOhTuiI/AAAAAAAAADE/tclXNlVMFLg/s1600-h/17702.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 196px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0BwcOhTuiI/AAAAAAAAADE/tclXNlVMFLg/s320/17702.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422457581590526498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1978 yılı ile ilgili şok itiraf geldi“Kontrgerilla”yla ilgili araştırma yaparken 1978'de öldürülen Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz: Doğan öldürülmeseydi bu karanlık yapının kapıları 32 yıl önce açılmış olacaktı. “Kontrgerilla”yla ilgili araştırma yaparken 1978'de öldürülen Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz: Doğan öldürülmeseydi bu karanlık yapının kapıları 32 yıl önce açılmış olacaktı. Onca insan da öldürülmeyecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozel Harp'in kapıları 32 yıl önce açılmalıydı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün hakim Kadir Kayan'ın belgelerini incelediği Özel Harp Dairesi'yle ilgili ilk çalışmayı 1978'de Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz yürüttü. Her gün cinayet, katliam ve çatışmaların yaşandığı dönemde, 19 Ocak 1978 günü Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu öğrencilerinden Levent Özyörük öldürüldü. O günkü nöbetçi savcı ise Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'dü. Cinayeti soruşturan Doğan Öz, katillerin Site Öğrenci Yurdu'na kaçtığını tespit etti. Öz, hemen yurdun aranması kararını çıkarttı. Aramada, öğrencilerin kendi dolaplarının önünde durmalarını istedi. Yalnız bir dolabın önü boş kaldı. Açılan dolapta Özyörük'ün öldürülmesinde kullanılan silah bulunur ve bir grup kuşkulu grup gözaltına alındı. Doğan Öz, bu olayın ardından araştırmalarına hız verdi ve yaşanan kanlı olaylarının basit bir sağ-sol çatışması olmadığını, arkasında karanlık bir yapı olduğunu fark etti. Öz, o günlerde eşi Sezen Öz'e “Soruşturduğum bazı olayların izi, devlet içinde üst makamlara kadar tırmanıyor. Korkmaya başladım. Ama üzerine gidilmesi lazım” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RAPOR ÇEKMECESİNDE ÇIKTI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan Öz, soruşturmalarını yürüttüğü cinayet dosyalarından yola çıkarak Özel Harp Dairesi hakkında bilgi toplama başladı. Amacı Özel Harp Dairesi ve yetkilileri hakkında büyük bir dava açmaktı. Bunun için ulaştığı bilgileri ön rapor haline getirdi. Raporu dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'e sundu. Öz, bugün bile güncelliğini koruyan raporda “Kontrgerilla Genelkurmay Harp Dairesi'ne bağlıdır. Kontrgerilla il ve ilçelerde seferberlik işlemini yürüten kurum olarak askerlik şubelerince yönetilmektedir. Bu konuda en çok aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır. Sivil güvenlik güçleri içinde ise MİT elemanları ve Birinci Şube görevlileri kullanılmaktadır” dedi. Özel Harp Dairesi'nin hem askeri hem de sivil unsurlarının çalışma biçimlerini açığa çıkartan Öz, “Çavuşlardan başlayarak albaylara kadar bazı askerlerin, sivil unsurları eğittiğini” anlattı. En önemlisi artan şiddet olaylarıyla darbenin hedeflendiğini 2 yıl önceden haber verdi: “Sıkıyönetimi çağırma, seçimle, olmazsa darbeyle iktidar olma demokratik yaşama biçimini yok ederek halkı sömürme seçeneği tek seçenek durumuna getirilme çalışmasıdır yapılan.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öz, işlenen cinayet ve şiddet olaylarının arkasında olduğu gerekçesiyle soruşturma ve Özel Harp Dairesi yetkilileri hakkında dava açma aşamasındaydı. Ancak Başbakan Bülent Ecevit'e raporu vermesinden 2 ay sonra, 24 Mart 1978 sabahı adliyeye gitmek için otomobiline binerken silahlı saldırıya uğradı. Öz olay yerinde yaşamını yitirirken, katili koşarak olay yerinde kaçtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel Harp Dairesi'yle ilgili hazırladığı raporun bir örneği cinayetten sonra çekmecesinde çıktı. Öz, öldürülmeseydi kontrgerilla gerçeğini gözler önüne seriyordu. Hem de Avrupa ülkelerindeki benzer gizli örgütlerin varlıklarının tartışılmadığı, adlarının bile bilinmediği bir dönemde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEKLENİLMEDEN DAĞITILMALI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel Harp Dairesi'nin kapılarının açılması en çok Doğan Öz'ün ailesini sevindirdi. Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz'e göre Özel Harp Dairesi mutlaka dağıtılmalı: “Bu gizli yapıyla ilgili soruşturmanın açılması çok önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En azından bundan sonraki yıllar için çok önemli. Benim gibi aileler kayıplarına kavuşmayacak. Ama neden öldürüldüklerini çocuklarımıza izah edebileceğiz. 3 yaşındaki torunum kızıma, “Anne, babamın babası var. Senin baban nerede” diye soruyor. Neden katledildiğini ve Özel Harp Dairesi'ni nasıl izah edebiliriz?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Devletin legal güçleri varken bu tip karanlık yapılara ne gerek var” diye soran Sezen Öz, “devlet sırrı” kavramını da eleştirdi: “Gizli örgütler kuracaksınız sonra bunların faaliyetlerine devlet sırrı diyeceksiniz bu ülkede herkes bu yapının mağduru olur. Gençleri birbirine öldürteceksin, ülkenin değerli insanlarını katledeceksiniz sonra da 12 Eylül'ü getireceksiniz. Bunların devlet sırrı mı olur?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşinin öldürülmemesi durumunda Özel Harp Dairesi'nin kapılarının 32 yıl önce açılmış olacağını vurgulayan Öz, “Binlerce kayıp da olmayacaktı. Katletmemiş olsalardı Doğan, Özel Harp Dairesi'yle ilgili dava açacaktı. Bunun hazırlıklarını yapıyordu. Ama başsavcı değildi. Ya da başsavcının desteklemesi gerekiyordu. Hazırladığı kontrgerilla raporu bugün aynen geçerli. Halen güncel. Ama onca yıl kimse Özel Harp Dairesi'nin üzerine gitmedi. Dosyalar kapatıldı, tetikçiler kurtuldu. Şimdi yaşananlar demokrasi için önemli. Bir daha da böyle karanlık kurumlar kurulmamalı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem milli atlet hem Özel Harp başkanı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seferberlik Tetkik Kurulu'nun ilk başkanı tuğgeneral Daniş Karabelen'di. Kore Savaşı'na katılan Türk Tugayı'nda görev yapan Karabelen, aynı zmanda milli atletti. Türkiye Sırık Atlama Şampiyonu'ydu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NATO bünyesinde komünizme karşı oluşturulan ve yıllardır faaliyetleri tartışma konusu olan Özel Harp Dairesi'nin ilk başkanı tuğgeneral Daniş Karabelen oldu. Teşkilat-ı Mahsusa geleneğinden gelen Karabelen, ilk komando ve paraşüt birliklerinin de kurucusuydu. Askerlik hayatında hep kilit yerlerde görev yapan Karabelen, 1898'de İstanbul'da doğdu. Babası Mehmet Rasim de askerdi. Karebelen, askeri rüştiyeyi bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesi'ne başladı. 17 yaşında okulu bitirdiğinde Birinci Dünya Savaşı şiddetli bir şekilde sürüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEŞKİLAT-I MAHSUSA KOMUTANI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liseyi bitirir bitirmez hemen Teşkilat-ı Mahsusa'nın Maltepe'deki kampında özel eğitime alındı. Cephe gerisinde gerilla tarzı savaşı yürütmek için yetiştirilen bu subaylar askeri lisenin son sınıfları ile Harbiye'nin ilk sınıflarına uygulanan sınavlar sonucunda seçiliyordu. Daniş Karabelen kendisini Özel Harp Dairesi'nin başına getirtecek gayri nizami harp tekniklerini ilk önce Birinci Dünya Savaşı'nda Teşkilat-ı Mahsusa kamplarında öğrendi. Gerilla tarzı eğitimi de başarıyla bitirdikten sonra asteğmen olarak Filistin Cephesi'ne gönderildi ve 5. Ordu'da görevlendirildi. Merkezi Şam'da olan bu ordunun başında ünlü İttihatçı Cemal Paşa vardı. Filistin Cephesi'nin bir alt komutanı ise Ali Fuat Cebesoy'du. Burada hücum bölüğü komutanlığı yapan Karabelen, bir saldırıda yaralandı ve sonra da teğmenliğe terfi etti. Daha sonra Mustafa Kemal'in görev yaptığı Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın şifre bürosunda görevlendirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 YIL BAŞKANLIK YAPTI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra İstanbul'a dönen Karabelen, Teşkilat-ı Mahsusa'da görev yapmaya devam etti. Maltepe'deki eğitim kampında bu kez öğretmendi. Bir süre sonra da Teşkilat-ı Mahsusa'nın liderlerinden Yenibahçeli Şükrü Oğuz'un yardımcısı oldu. Anadolu'ya gizlice geçmek isteyenlere ekibiyle birlikte kılavuzluk yapıyordu. Teşkilat-ı Mahsusa'nın devamı olan Karakol örgütünde aktif olarak çalıştı. Sonunda kendisi de Anadolu'ya geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı'nın bitmesi ve ardından cumhuriyetin kurulmasıyla seçkin subayların seçildiği Çankaya'da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı'nda görev yaptı. 1945'te de bu alayın komutanlığına atanan Karabelen, daha sonra albay rütbesine kadar Türkiye'nin değişik kentlerinde görev yaptı. 1948'de özel harp eğitimi için Amerika'ya gitti. Ardından Kore Savaşı'na gönderilen Türk Tugayı'nda görevlendirildi. Yeniden Türkiye'ye dönüşünde ise Seferberlik Tetkik Kurulu'nu yani Özel Harp Dairesi'ni kurmakla görevlendirildi. Daireyi kuran Karabelen, tam 8 yıl başkanlığını yaptı, 27 Mayıs 1960 darbesiyle emekliye sevk edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROFESYONEL FUTBOLCU &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daniş Karabelen, askeri özeliklerinin yanı sıra sporcu kimliği de çok ön plandaydı. Çok ünlü bir atletti. 1922'de Türkiye Sırık Atlama Şampiyonu'ydu. Ayrıca profesyonel bir futbolcuydu. Gittiği her kentte askeri futbol takımlarıyla birlikte sivil takımların oluşturulmasına hep ön ayak oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk subay kadrosu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daniş Karabelen'in komutan olarak atanmasından sonra Özel Harp Dairesi'nin kadrosu da yavaş yavaş oluşturulmaya başlandı. Kadro oluşturulmasında Karabelen, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tam yetkili kılındı. Dairede görev alacak subay ve astsubayları kendisi seçiyordu. O da ekibini Amerika'dan özel harp eğitimi almış ve Kore Savaşı'na birlikte gittiği subaylardan oluşturdu. Kadro oluşturma çalışmaları yıllarca süren Daniş Karabelen, “ideal kadrosunu” ancak 1955 yılının ilk aylarında tamamldı. 1953 ile 1955 yılları arasında dairede görev yapan ve öne çıkan ilk özel harpçi subaylar şunlardı: İsmail Tansu, Rıza Vuruşkan, Remzi Atılgan, Ahmet Soylu, Cahit Vural, Ahmet Göçmez, Bedri Esen, Nurettin Öktem, Hüseyin Ömür, Recep Atasu, Şadi Demirbilek, Osman Nalbant, Mehmet Kızılsu, Sibkatullah Yalan, Cemal Akkan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan Öz kimdir?&lt;br /&gt;Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz, hayatını gericilikle, faşizmle, kontrgerillayla mücadeleye adamış ilerici, aydın, yurtsever bir hukukçu idi. Savcılık görevine başladığı 1962 yılından itibaren sürekli tehdit edilmiştir. Doğan Öz, 1968 yılında Konya’da “Mücadele Birliği” adlı örgütün kapanmasını sağlar. Denizli’de Necmettin Erbakan’ın kardeşi Akgün Erbakan’ın yolsuzluk dosyalarını hazırlar. Süleyman Demirel’in kardeşi Hacı Ali Demirel’e Denizcilik Bankası’nca verilen usulsüz kredi olayına el koyar. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne (DGM) ilk karşı çıkanlardandır. 1973 yılında da, DGM’lerin kapatılması için meslektaşları arasında imza toplar. Hazırladığı kontrgerilla raporu ile yaşadığı dönemin pisliklerini açık olarak ortaya koymaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptıkları, gerici hareketler içinde o kadar çok tepki toplamaya başlar ki, önce üç bin imzalı bir telgrafla şikâyet edilir; ardından da Komünizmle Mücadele Derneği, Milli Mücadele Derneği, Konya İslam Enstitüsü ve Eğitim Enstitüsü öğrencileri, Konya’daki evinin önünde “izinli olarak”, “Doğan Öz’ü istemeyiz” yürüyüşü düzenler. Verilen izin, tepkilerin devletin üst katlarına kadar yükseldiğini göstermektedir. En çok “tayin edilen” savcılardan biri olmasının nedeni de budur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katledilmesinin nedeni dönemin başbakanı Bülent Ecevit'e verdiği kontrgerilla raporunda gizliydi. Doğan Öz raporunun en can alıcı yerinde şöyle diyordu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir. Amaç demokrasi umudunu yok etmek onun yerine faşist bir düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. Böylece ABD ve çok uluslu ortaklıklar Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözme amacını gütmektedirler. Bize göre bu sonuca ulaşmada CIA, kontrgerilla gibi gizli örgütlerin yönlendirmesi vardır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Mart 1978 sabahı erken saatlerde Emniyet Müdürlüğü’nü arayan bir şahıs, Doğan Öz’ün oturduğu sokakta iki kişinin şüpheli hareketler yaparak dolaştığını iletir. İhbar ciddiye alınmaz ya da alınmaması gerekir. Doğan Öz, sabah işine gitmek üzere arabasına bindiği 24 Mart 1978 günü bu şahıslardan biri tarafından, diğerinin gözcülüğünde vurularak katledilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinayeti işleyenler adil yargılanmadı…&lt;br /&gt;Cinayetin birçok görgü tanığı vardır. Cinayetten yaklaşık bir ay sonra, başka bir olay nedeniyle gözaltına alınan İbrahim Çiftçi’nin Doğan Öz’ün katilinin tarifine çok benzediği fark edilir. Karşılaştırılan tanıkların tümü İbrahim Çiftçi’yi teşhis ederler. Doğan Öz’ün katili olarak yargılanan İbrahim Çiftçi, verdiği ifadede, “Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz’ü (…) eski Ankara Ülkü Ocakları 2. Başkanı Hüseyin Demirel ve (…) Hüseyin Kocabaş’ın verdikleri talimat üzerine öldürdüm. Adresi bilmediğim için Hüseyin Demirel benimle geldi ve bana savcının otomobilini gösterdi. Kendisi de yanımda kaldı. Yarım saat kadar orada dolaştık. Tahminen yarım saat kadar sonra gelip arabasına bindi. Hüseyin Demirel bana, ‘tamam hadi ateş et’ dedi. Arabaya yaklaştım ve 6 el ateş ettim” şeklinde itirafta bulunur. İbrahim Çiftçi’nin ifadeleri ve evinde bulunan kot pantolon ile mont, tanıkların anlatımları ile bire bir uygunluk göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan Öz’ü “tasarlayarak öldürmekten” yargılanan İbrahim Çiftçi, Ankara Sıkıyönetim 1 No’lu Askeri Mahkemesi tarafından dört kez oybirliği ile ölüm cezasına çarptırılır. Ancak, nedense (!) ilk üç seferinde Askeri Yargıtay 1. Dairesi tarafından “eksik soruşturma” bahane edilerek karar bozulur. Dördüncü seferde ise idam kararı onaylanır. Ancak bu kez de ilk üç idam kararının onaylanması yönünde görüş bildiren başsavcılık tutum değiştirerek Ceza Dairesi’nin onama kararına itiraz eder ve dosya Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’na gönderilir. Kurul, 7’ye karşı 8’lik oy çokluğuyla, delil yetersizliğini gerekçe göstererek kararı bozar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun, 7’ye karşı 8’lik son bozulma kararından sonra, Yerel Mahkeme, “zorunluluğunu” vurgulayarak şu kararı verir: “Sanık İbrahim Çiftçi’nin maktül Doğan Öz’ü taammüden öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüştür. 22 Temmuz 1983 tarihli 35 sahifelik gerekçeli kararda deliller tek tek tartışılmış, ret ve kabul sebepleri uzun uzadıya izah edilmiştir. (…) Ancak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararlarına direnilemeyeceğinden, bir oy farka da dayansa 7/8’lik oy çokluğuna dayanan Daireler Kurulu bozma ilamına sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle uyulmuş sanık Çiftçi’nin beraatine karar verilmiştir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Askeri Yargıtay 1. Dairesi, temyiz istemlerini reddederek 9 Ocak 1985 tarihinde beraat kararını onaylar ve kararı kesinleştirir. Böylece diğer sanıklar hakkında da beraat kararı çıkmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraat eden İbrahim Çiftçi, 5 yıl 1 ay cezaevinde yattıktan ve 4 defa idam cezasına çarptırıldıktan sonra, söz konusu “hukuki zorunluluk” nedeniyle 1984 yılında tahliye oldu. Çiftçi, cezaevinden çıkar çıkmaz önce İLKSAN’a müdür, ardından da patron olur. Son olarak karşımıza, 1997 senesinde Devlet Bahçeli’nin karşısında MHP genel başkan adayı olarak çıkar. Ancak, başkan olmaya “kıdemi” yetmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahliyesinin ardından kendisiyle yapılan röportajda İbrahim Çiftçi’nin söyledikleri olayları açıklamaktadır: “Benimle birlikte fikriyatım da mahkûm ettirilmek isteniyordu. Çok şükür suçsuz olduğum anlaşıldı. Bir Türk milliyetçisi olarak, Türkiye’min en sadık evlatlarından biri olarak yaşayacağım ve devletime, milletime hizmet edeceğim.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan Öz’ün eşi, emekli yargıç Sezen Öz de, katlediliş ve yargılama sürecini, tek cümleyle özetlemektedir: “Yaptıran ve yargılayan aynı olunca karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-1497313750939320530?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/1497313750939320530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/dogan-oz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1497313750939320530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1497313750939320530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/dogan-oz.html' title='Doğan Öz'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/S0BwcOhTuiI/AAAAAAAAADE/tclXNlVMFLg/s72-c/17702.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-1158367728432529884</id><published>2010-01-02T00:52:00.001-08:00</published><updated>2010-01-02T00:59:48.651-08:00</updated><title type='text'>30. yıl</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/Sz8K_RscjbI/AAAAAAAAAC8/oNhqamowe6A/s1600-h/12eylul_m%C3%BCzesi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/Sz8K_RscjbI/AAAAAAAAAC8/oNhqamowe6A/s320/12eylul_m%C3%BCzesi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422064558575226290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül’den bugüne yıl olarak 30. yıla resmen girmiş bulunmaktayız... 30. yılın içinde yapacağımız adımları soyutlamak zorundayız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül resmen 24 Ocak ile başladı. Ekonomik kararlar adı verilen açıklama ile süreç hızlanmış ve gerekli koşullar tam yaratıldıktan sonra askerlerin önderliğinde Amerikan pentagon görevlilerinin stratejileri yönünde yeni bir döneme adım attık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adım tarihimiz içinde büyük bir kırılmayı sembolize etmektedir. 12 Eylül solun üzerinden ayrım yapmadan panzerlerini geçirdi! 12 Eylül’ün asıl hedefi bugüne bakarak daha net olarak söyleyebiliriz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül ile hesaplaşamadan solun yeniden kitlesel olması ne yazık ki başarılabilmiş değildir. Yeniden ve daha dik durabilmek için, geçmişin bütün değerleri ile birlikte, devrim yolunda toprağa düşen tüm yoldaşlarımız ile birlikte 12 Eylül ile hesaplaşmamızı, belki mahkeme önlerinde değil ama tarih önünde yapacağız! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahkemeleri hepten yok saydığımı sanmayın, elbette onları yargılayacak yasaları oluşturduğumuzda, gerekli cezaları almaları için mücadele edilecek, yasaları oluşturmadan da bugünkü onların yasları ile de davalar açılacak. Fakat bu davalar bizim tarih önünde gerçek yüzleşmemiz anlatmıyor. Sadece bir bölümü ile yüzleşmek anlamına gelir. Bir bütün olarak yüzleşebilmemiz için kendi arşivimizi oluşturup, onu bütün insanlık ile paylaşmamız ile mümkündür. Ondan dolayı 12 Eylül müzesi fikrini geliştirdik. O fikir etrafında bir araya geldik. Soyut olan fikrimizi somuta dökmek için adım atmamız şart. 12 Eylül Müzesi fikrini somut olarak duyurmak için 24 Ocak tarihinde bir basın toplantısı düzenleyelim ve çalışmamıza bütün devrimcileri, üzerinden panzer geçmişleri, panzer geçenlerin yakınlarını, kısaca 12 Eylül’den zarar görenleri çağıralım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müze için başta sembol yerleri isteyelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara merkez kapalı cezaevi, idamların çoğu orada yapıldı. Mamak, Diyarbakır, Metris, Buca... diye devam eden, işkencenin yaşandığı tüm cezaevlerini müzeye dönüştürelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada yatan, görev alanların isimlerin yazıldığı bir çalışma yapalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkenceden ölenler, idam edilenler, sakat kalanlar, mezarları dahi belli olmayan tüm dostlarımızı yeniden anımsayalım ve onları genç kuşağa tanıtalım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül süreci 12 Eylül’den önce başlamıştır, bugünde devam etmektedir. Bu süreç içinde yaşanan tüm gelişmeleri sorgulayacağımız oturumlar yapalım, tarihin bütün parçalarını ayrı ayrı inceleyelim ve sonra bir araya getirelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül edebiyatı antoloji çalışması yapalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutulmasınlar diye ölen bütün yoldaşlarımızı bir albüme toplayalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomide değişimi anlatan ve bugünü anlamamıza sağlayacak toplantılar organize edelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençliğin değişimin anlamaya çalışalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekçilerin haklarının en kadarının yok olduğunu ve emekçi örgütlerinin 12 Eylül’den ne gibi zarar gördüğünü sorgulayalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın bütün alanını sorgulayalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorgulamakla kalmayım, bunları belgeleştirelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve müze fikrini hayata geçirelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda saydıklarımı ve unuttuklarımı yapabilmek için, kimler ne yapabileceğini soyutlayarak 24 Ocak tarihinde her çalışan bulunduğu notadan basın toplantısına katılacak gibi çalışmalı, düşüncesini somutlamalı ve artık bekleyecek zamanımız olmadığını tüm insanlığa duyurmamız gereklidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar bizim ile birlikte çalışan arkadaşlarımız ve bize katılacak arkadaşlarımız ile birlikte, 30. yıl protesto etkinliğini büyütelim, geliştirelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Ocak’ta protesto etkinliklerimizi başlatalım ve bir yıla yayalım! Bir bütün olarak bir yıl boyunca 12 eylül ve sonuçlarını yaşayan süreci anlayalım, anlatalım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-1158367728432529884?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/1158367728432529884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/30-yl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1158367728432529884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1158367728432529884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2010/01/30-yl.html' title='30. yıl'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/Sz8K_RscjbI/AAAAAAAAAC8/oNhqamowe6A/s72-c/12eylul_m%C3%BCzesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-1432589551199252339</id><published>2009-12-31T09:35:00.001-08:00</published><updated>2009-12-31T09:36:32.776-08:00</updated><title type='text'>nice yıllara...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzzhFHUDmNI/AAAAAAAAACs/otbHweUSXaY/s1600-h/insanhaklar%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 228px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzzhFHUDmNI/AAAAAAAAACs/otbHweUSXaY/s320/insanhaklar%C4%B1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421455529426000082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;nice yıllara, bugün yeni bir takvimin yapraklarına başlıyoruz. bugün geçmişte toprağa uğurladığımız dostlarımız ile birlikteyiz. o güzel gün geldiğinde halaya tutuşacağımız günün özlemini her an duymaktayız. &lt;br /&gt;30. yılında 12 eylül. 30 yıl oldu kırılmanın askeri darbe bölümü. 30. yılında protestomuzu daha gür ve daha güçlü çıkaracağız diye umut ediyorum. 30. yılında 12 eylülü daha iyi anlamak ve anlatmak için... yan yana gelelim, omuz omuza verelim, genç kuşağa yaşadıklarımızı, toprağa düşen dostlarımızı, işkenceler sonucunda yaralı kalan yoldaşlarımızı anlatalım, anımsayalım, anımsatalım....&lt;br /&gt;30. yılında 12 eylül müzesi kurmak için büyük adım atalım! adımlarımızı yan yana getirelim ve sorgulayalım!&lt;br /&gt;sağlık içinde ve hep sevdikleriniz ile kalın...&lt;br /&gt;nice yıllara...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-1432589551199252339?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/1432589551199252339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/nice-yllara.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1432589551199252339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1432589551199252339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/nice-yllara.html' title='nice yıllara...'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzzhFHUDmNI/AAAAAAAAACs/otbHweUSXaY/s72-c/insanhaklar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-1775209398492053986</id><published>2009-12-30T02:05:00.000-08:00</published><updated>2009-12-30T02:07:00.782-08:00</updated><title type='text'>Necdet Erdoğan Bozkurt</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzsmL6QDKxI/AAAAAAAAACk/sKP8rZM3i6s/s1600-h/necdetboz.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 298px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzsmL6QDKxI/AAAAAAAAACk/sKP8rZM3i6s/s320/necdetboz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420968562527513362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yılın son günü, 12 eylül müzesi kuralım derken 12 eylül sürecinde yaşananlarda gün yüzüne çıkmaya başladı. işkenceler öncesi, sonrası ve bugünde devam ediyor... vicdani retçi olan birinin işkence altında olduğuna dair bilgiler geliyor, dayanışma ağları oluşuyor. o işkence anının yalnızlığın kimse yaşamasın, işkenceleri durdurun! diyerek bir daha geçmişe bakıyoruz ve geçmiş bizim ile birlikte yaşamaya devam ediyor...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Devrimci Yol'un yiğit militanı, DEV-GENÇ MYK üyesi ve Ankara DEV-GENÇ eski başkanı Necdet Erdoğan Bozkurt'u 79 ylının son gününde kaybettik.  &lt;br /&gt;Necdet 20.12.1979 günü "Maraş Katliamını Protesto Mitingi" hazırlık çalışmaları sırasında İskenderun'da gözaltına alındı. &lt;br /&gt;26 Aralık'ta kaymakamlığa götürülerek işkence tezgahına yatırıldı. &lt;br /&gt;31 Aralıkta ise kaçarken vurulduğu iddia edilerek işkencede kalbinden vurularak katledildi. &lt;br /&gt;Olay örtbas edilmeye çalışıldı ancak 2 gün sonra "kaçarken vurulduğu" gerekçesini uydurabildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-1775209398492053986?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/1775209398492053986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/necdet-erdogan-bozkurt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1775209398492053986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1775209398492053986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/necdet-erdogan-bozkurt.html' title='Necdet Erdoğan Bozkurt'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzsmL6QDKxI/AAAAAAAAACk/sKP8rZM3i6s/s72-c/necdetboz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-6004710515882308788</id><published>2009-12-27T01:33:00.000-08:00</published><updated>2009-12-27T01:34:36.933-08:00</updated><title type='text'>Behzat Baykal</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzcqJgvHpAI/AAAAAAAAACc/cOgm2hs7Bn0/s1600-h/behzat%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 274px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzcqJgvHpAI/AAAAAAAAACc/cOgm2hs7Bn0/s320/behzat%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419847019458438146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Yoldaşımız Behzat Baykal,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;30 Aralık 1984, polis tarafından öldürülüp çobançeşme mezarlığına konulmasından bu yana "kimsesiz" 25 yıl geçti. &lt;br /&gt;Behzat o yıllar boyunca "sessizce" yoldaşlarının ziyaretini bekledi. Geçen koskoca bir 25 yıldan sonra 27 Aralık Pazar günü saat 12.00 de Yenibosna Çobançeşme mezarlığında onu anıyoruz. &lt;br /&gt;Ne kadar bağışlatırız kendimizi bilinmez, ama artık unutmamak için o gün arkadaşları tarafından yeniden yaptırılan mezarı başında olacağız. &lt;br /&gt;Onunla olan anılarımızı paylaşmak için de saat 14.00 de Cağaloğlu Tabibler Odası'nda Behzat'ı anmaya devam edeceğiz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mezarlığa gidiş: &lt;br /&gt;Kadıköy- Salı Pazarı      saat 10.30 &lt;br /&gt;Maltepe- Beş Çeşmeler saat 10. 30 &lt;br /&gt;Ulaşım arabalar ve metrobüs ile yapılacak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tabibler Odasında anma programı saygı duruşu ile başlayacak, ardından, 30 dakikalık Behzat'ın da bir parçası olduğu 78 dönemine dair bir belgesel gösterilecek.&lt;br /&gt;Gösterim sonrasında Ailesi ve o dönemi birlikte geçiren mücadele arkadaşları Behzat'a dair anılarını paylaşacaklar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Behzat için, yitirdiğimiz arkadaşlar için orada birlikte olalım...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sodid y.k&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Mezarlığın açık adresi: &lt;br /&gt;E5 den adli tıpın önünden geçen kımız sk.tan girilecek, ileriden solda mitatpaşa caddesine devam edildiğinde sol taraftadır. (Google den çobançeşme mezarlığı yazıldığında haritaya ulaşabilirsiniz.)&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tabipler odası açık adresi: &lt;br /&gt;Türkocağı Cad.No:17, &lt;br /&gt;Kat 2-3 Cağaloğlu 34440 İstanbul &lt;br /&gt;(İstanbul Erkek Lisesinin karşısındadır.)&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İrtibat için tel: &lt;br /&gt;Akif Efe 0 532 556 65 82&lt;br /&gt;Şevket Karakuş: 0 533 634 99 57&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-6004710515882308788?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/6004710515882308788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/behzat-baykal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/6004710515882308788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/6004710515882308788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/behzat-baykal.html' title='Behzat Baykal'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzcqJgvHpAI/AAAAAAAAACc/cOgm2hs7Bn0/s72-c/behzat%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-3489246180333261215</id><published>2009-12-27T01:12:00.001-08:00</published><updated>2010-01-05T01:02:19.870-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzclI6F286I/AAAAAAAAACU/53_yDfH5Vtg/s1600-h/021.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 290px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzclI6F286I/AAAAAAAAACU/53_yDfH5Vtg/s320/021.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419841511526691746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erdal’ın Sesi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakmayın! küçük yaşta gittiğime.&lt;br /&gt;Yüzyılların sabrını kuşandım.&lt;br /&gt;Bedrettin erdemi yüreğim,&lt;br /&gt;Lumumba bakışları gözışığımdır.&lt;br /&gt;Boynum hep narindi, Karşıyakada çiçek sularken de benim.&lt;br /&gt;Duyun sesimi, Duyun dostlar!&lt;br /&gt;Sesimi duyun!&lt;br /&gt;Uzanan elimi, Elimi tutun!&lt;br /&gt;Ve çıkarın beni katına, Katına halkların! &lt;br /&gt;Ben alnının akıyım hal...kımın!Halkların! &lt;br /&gt;Ve nasır kakılı ellerin.&lt;br /&gt;Dikmen ovasında aşkım&lt;br /&gt;Mamak yollarında Hasretim &lt;br /&gt;Anafartalar’da kavgam kaldı.&lt;br /&gt;Türkülerim Giresun yaylasına&lt;br /&gt;Düşlerim Halkımın koynuna saklı. &lt;br /&gt;İncittiler beni, kanattılar.&lt;br /&gt;Ama karşı durmuşum&lt;br /&gt;Zulmüne Zalimlerin.&lt;br /&gt;Boyun büküp sararıp solmamışım,&lt;br /&gt;Zulmün kalesinde ölüm hücresinde&lt;br /&gt;Duyun sesimi, Duyun dostlar!&lt;br /&gt;Tarihin Vicdanıyım ben,Sesimi duyun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*****&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;şiirin orjinal verziyonu&lt;/strong&gt;----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;darağacından sesleniş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halklara&lt;br /&gt;sesleniyorum halklara&lt;br /&gt;nasır kakılı ellere&lt;br /&gt;işliyen beyinlere&lt;br /&gt;yanan yüreklerinize&lt;br /&gt;sesleniyorum&lt;br /&gt;duyun sesimi&lt;br /&gt;duyun dostlar&lt;br /&gt;sesimi duyun&lt;br /&gt;uzanan elimi&lt;br /&gt;elimi tutun&lt;br /&gt;çıkarın beni katına&lt;br /&gt;katına hakların&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;ben alnının akıyım&lt;br /&gt;halkımın&lt;br /&gt;halkların&lt;br /&gt;nasır kakılı ellerin&lt;br /&gt;seven ve ateşlerde yanan&lt;br /&gt;yürekleriyim&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;karşı durmuşum&lt;br /&gt;yılmamaışım&lt;br /&gt;boyun eğmemişim&lt;br /&gt;sararıp solmamışım&lt;br /&gt;gözlerimde&lt;br /&gt;yıldızların ışığı&lt;br /&gt;yürümüşüm üstüne üstüne&lt;br /&gt;inanmışım sana&lt;br /&gt;ve nasır kakılı ellerinin hünerine&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;tanımam&lt;br /&gt;kabul hiç etmem&lt;br /&gt;seddeye kapanmayı&lt;br /&gt;ellerimi açıp&lt;br /&gt;dileklerde bulunmayı&lt;br /&gt;inanmışım sana &lt;br /&gt;ve nasır kakılı ellerinin hünerine&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;dostlar duyun&lt;br /&gt;duyun sesimi&lt;br /&gt;kavgalara çağıran &lt;br /&gt;sesimi duyun&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;Aralık 1981&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;Hasan Kaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;başka bir verziyonu!&lt;br /&gt;----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halklara sesleniyorum! Halklara!&lt;br /&gt;Nasır kakılı ellere, İşleyen beyinlere&lt;br /&gt;Ve yanan yüreklerinize Sesleniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyun sesimi, Duyun dostlar!&lt;br /&gt;Sesimi duyun!&lt;br /&gt;Uzanan elimi, Elimi tutun!&lt;br /&gt;Ve çıkarın beni katına, Katına halkların!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben alnının akıyım halkımın!&lt;br /&gt;Halkların! Ve nasır kakılı ellerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncittiler beni, kanattılar.&lt;br /&gt;Ama karşı durmuşum&lt;br /&gt;Zulmüne Zalimlerin.&lt;br /&gt;Boyun büküp sararıp solmamışım,&lt;br /&gt;Zulmün kalesinde ölüm hücresinde&lt;br /&gt;Duyun sesimi, Duyun dostlar!&lt;br /&gt;Tarihin Vicdanıyım ben,&lt;br /&gt;Sesimi duyun!&lt;br /&gt;(Kaynak Selahattin Yıldırım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakmayın! &lt;br /&gt;küçük yaşta gittiğime.&lt;br /&gt;Yüzyılların direnci bedenimdedir.&lt;br /&gt;Bedrettin erdemi yüreğim,&lt;br /&gt;Lumumba bakışları gözışığımdır.&lt;br /&gt;Boynum hep narindi, &lt;br /&gt;Karşıyakada çiçek sularken de benim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikmen ovasında aşkım&lt;br /&gt;Mamak yollarında Hasretim &lt;br /&gt;Anafartalar’da kavgam kaldı.&lt;br /&gt;Türkülerim Giresun yaylasına&lt;br /&gt;Düşlerim Halkımın koynuna saklı.&lt;br /&gt;Selahattin Yildirim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-3489246180333261215?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/3489246180333261215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/erdaln-sesi-bakmayn-kucuk-yasta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/3489246180333261215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/3489246180333261215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/erdaln-sesi-bakmayn-kucuk-yasta.html' title=''/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzclI6F286I/AAAAAAAAACU/53_yDfH5Vtg/s72-c/021.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-3956925207526851452</id><published>2009-12-25T04:20:00.000-08:00</published><updated>2009-12-25T04:22:10.590-08:00</updated><title type='text'>bir adım daha...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzSuXYu08CI/AAAAAAAAACM/oFGtH6Ht69g/s1600-h/ozgurluk.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 202px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzSuXYu08CI/AAAAAAAAACM/oFGtH6Ht69g/s320/ozgurluk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419147968432631842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bir adım daha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;devrimci 78liler sitesinde (http://www.78liler.org) 12 eylül müzesi ile ilgili sayfa açıldı. Müze oluşturmak için yürüteceğimiz tartışmalar ve çalışmalar oradan duyurulacaktır. &lt;br /&gt;12 eylül müzesi blogu (http://12eylulmuzesi.blogspot.com/) yayına girmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;facebook üzerinden yürütülen (http://www.facebook.com/ismail.cem.oe...zkan?ref=name#/group.php?gid=258159755713&amp;ref=mf) ortak akıl üretme sürecimizi diğer medya alanlarına da kaydırmış bulunmaktayız. bu sayede facebook dışında olan arkadaşlarımızı dijital medya alanı içinde tartışmaya ve ortak çalışmaya katmış bulunuyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül Müzesi, 12 Eylül'ün 30. yılında oluşturulması için yan yana geliyoruz, düşüncemizi gerçekleştireceğiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer zaman içinde ihtiyaç duyulursa, tartışmaları duyurmak amacıyla bir gazete çıkarılabilinir, bu gazete çıkarma yerine sol gazetelerden rica edilerek 12 eylül müzesi için sayfa alınır ve o sayfalarda çalışmaların seyri bütün çalışmaya katılan arkadaşların bilgisine sunulabilinir. bunu zaman içinde göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geleceğimizi kazanmak istiyorsak, 12 eylül'ü doğru algılamak ve sorgulamak zorundayız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;susurluk, ergenekon, darbe heveslileri, darbe günlüğü tutanlar gibi adına ne derseniz deyin, bizler NATO'nun yaratmış olduğu Gladio veya bizim söylemimiz ile Kontrgerilla ile yüzleşmemiz için 12 eylül müzesini hayata geçirelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi arşivimiz ve bilgilerimiz ışığında o dönemi daha sağlıklı sorgulayalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;genel kurmay arşivinde yer alan veya başka yerde arşivlerde yer alan o döneme ait bütün bilgileri gün yüzüne çıkarıp, nerede olursa olsun müze oluşturup, orada o dönemi sorgulamak ve çalışmak isteyen, yazarlara, bilim adamlarına açmak zorundayız. arşiv, ölü alan değildir, yaşayan, devrimci ve ileriye taşıyan bir birikimlerin olduğu yerdir. arşivi doğru sergilerseniz, işte o müzedir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;müze kendi kimliğimiz ve geçmişimiz ile yüzleşeceğimiz alandır, bizden sonra gelen kuşaklarında bizi daha doğru algılayabileceği bir öğrenim yeridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül müzesini oluşturalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim o süreci yaşamış ise, kimin elinde belge varsa, kim gönüllü olarak katılmak istiyorsa, müzenin bir çalışanıdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bulunduğunuz yerde yaratacağınız alanlar müzemiz için önemli kazanım yerleri olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 eylül'ü bir bütün olarak ülke çapında yaşadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;müze'de bütün ülke çapında olacaktır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dört duvar içine hapsedilen ölü yerler olmayacaktır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;müzede geçmişi sorgulayan oturumlar olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söyleşiler olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yayınlar olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birikimini paylaşmak isteyenlerin alanı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acının sınırı yoktu, müzenin de sınır yoktur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;unutmayın kaldığımız yeri, yenilmedik daha...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-3956925207526851452?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/3956925207526851452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/bir-adm-daha.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/3956925207526851452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/3956925207526851452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/bir-adm-daha.html' title='bir adım daha...'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzSuXYu08CI/AAAAAAAAACM/oFGtH6Ht69g/s72-c/ozgurluk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-7435695364650011235</id><published>2009-12-23T08:22:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T10:23:44.223-08:00</updated><title type='text'>12 Eylül 30. yılında devam ediyor!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzJD9cQQK6I/AAAAAAAAABI/SWj6YqFX2Vs/s1600-h/12eylul_2010.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 226px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzJD9cQQK6I/AAAAAAAAABI/SWj6YqFX2Vs/s320/12eylul_2010.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418468024515570594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. yılında 12 Eylül!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül 30. yılına giriyor. 30 yıldır devam eden bir süreç.&lt;br /&gt;Bu sürecin sorgulanması için, kendi arşivlerimizden oluşturacağımız müze için ilk adımlar ocak ayının ilk haftalarında atılacaktır. &lt;br /&gt;Facebook sayfalarında 12 Eylül müzesi adı altında oluşturduğumuz sayfa 1700 kişinin üzerinde kayıta ulaşmıştır. Şimdi facebook sayfasının dışına çıkıyoruz. Blog sayfası oluşturduk!&lt;br /&gt;http://12eylulmuzesi.blogspot.com/&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Blog sayfasından yakında, meydanlara, salonlara ve en son olarak kuracağımız müzelerde yerimizi alacağız.&lt;br /&gt;Kendi kaynaklarımız ile kendi geleceğimiz için 12 Eylül ile yüzleşmek ve doğru kaynaklar ile sorgulamak için yan yana geldik, gelmeye de devam ediyoruz. &lt;br /&gt;Devrimci 78liler federasyonu olağan genel kongresinde konuşulan içerik ve boyutta, devrimci 78lilerin yan yana geldiği yeni bir süreç başlıyor. Sadece 78liler değil elbette, 12 Eylülden etkilenen tüm kuşaklar, tüm insanlar, sanatçılar, aydınlar ve çevrede... Evet, doğanın yağmalanması 12 eylül ile daha hızlı olmuştur, yaşamın her alanını etkileyen bu yaşanan süreci daha iyi algılayabilmek için yan yana geliyoruz, elimizdeki belgeleri müzemize koyacağız ve ortak oluşturacağımız bir anlayış içinde 12 eylül sorgulanacak ve yargılanacaktır. Biz ancak bu süreci sorgular ve yargılarsak bitirebiliriz!&lt;br /&gt;Çünkü 12 Eylül bize karşı yapıldı!&lt;br /&gt;Yan yana geliyoruz, omuz omuza vereceğiz ve kuracağız!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-7435695364650011235?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/7435695364650011235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/12-eylul-30-ylnda-devam-ediyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/7435695364650011235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/7435695364650011235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/12-eylul-30-ylnda-devam-ediyor.html' title='12 Eylül 30. yılında devam ediyor!'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzJD9cQQK6I/AAAAAAAAABI/SWj6YqFX2Vs/s72-c/12eylul_2010.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-1502984941704280380</id><published>2009-12-23T08:12:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T08:16:55.353-08:00</updated><title type='text'>avrupa 30. yıl protesto etkinlikleri üzerine düşünceler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzJCGmTS05I/AAAAAAAAABA/qT39KasvVMg/s1600-h/fasizm2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 312px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzJCGmTS05I/AAAAAAAAABA/qT39KasvVMg/s320/fasizm2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418465982808249234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül, Türkiye halklarının alnına sürülen kara bir lekedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 EYLÜL-12 EYLÜL TARIHLERI ARASINDA YAPIlMASINI ISTEDIKLERIMIZ ve&lt;br /&gt;BASLIKLAR ALTINDA TOPARLADIKLARIMIZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültürel etkinlikler. Darbeyi isleyen görsel ve yazili calismalari tekrar gündeme tasimak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukuki etkinlikler: savcilari zorlayarak yeniden bir dava actrimaya calsimak. Avrupada olanaklari degerlendireerek paralel bir dava acmaya calismak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Siyasi etkinlikler: AB parlamentosunda ve AK inde bir siyasi yargilama karari cikartmaya calsimak.Avrupa Parlamentosunun basin toplantisi salanundan 12 eylül rejiminin haksizligini ve insanlik disi vahsetini dünya basinina duyurmaktir.(Türkiye'de 78 lilerle iliski icinde bilgi alisverisini saglamak.)  Ulusal parlamentolarda ilgili birimleri ve sahislari bilgilendireren yargilamalrini saglamak. TBMM meclisinide konuyu tasiyarak rapor, komisyon ve siyasi olarak yargilamak. Kamoyu  calismalarini tetikleyecek ve gündem olusturarak konuyu tartistirmak ve sonuca götürmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Calisma tarizi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezi olusumla bütün etki alanina giren grup ve kisilerin girisimiyle 12 eylül rejimine karsi yargilama calismalari konusundaki kararlar, bu calismalara ilgi duyan bireylerin  yargilama calismalari konusundaki kararlari ve destekleriyle tüm kurum ve kuruluslardan olusan platformun avrupa capinda merkezi olarak ve düzenli yapilan toplantilarla olusturalacak komitelerle sorumlu bir komisyon olusturarak  örgütlü bicimde hareket etmelerini saglamak. Merkezi motolar ile avrupada bu otonom guplarla iliski kurarak calimalarin bütününü merkezi bir yapilanmayla dönüstürmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amac: 12 eylül rejimine 30 yilinda en demokratik bir sekilde tepkimizi göstermektir. "Avrupaya kapak atan rahat ve kacak solcular" anlatimlarinin tam tersine, sürgündeki insanlarin önemli bir bölümü, Avrupanin yeni sol nesillerle yanyana gelmistir. Sadece sürgüne zorlanmis olan ve travmatik olaylardan dolayi cikanlarin amaclari yan gelip yatmak olmadi, bilakis 12 rejimin yargilanmasi icin düsünsel ve maddi ve manevi destekler saglandilar. türkiye'ye heyetler esliginde önemli sahsiyetler gönderildi. dolayisiyla bu sürec devam ediyor. avusturya da yasayan 12 eylül'ün magdurlari olarak ister istemez bizleri yakindan ilgilendiren bir gündem maddesidir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faliyet: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tartisarak aldigimiz kararlar esliginde etkinlikler yapmak. Fiyaskoyla sonuclanan bir eylemin tekrar gündeme getirilmesini zor olacagi bilinciyle hareket etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maddi sorun: gelir kaynakalari olusturmak. Bagislar, subvensiyonalar vs. Gelirleri ve giderleri toplantilara katilanlarla birlikte yazili hale getirmek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül yargılanıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül'ün 30 yili........(türkce,almanca) &lt;br /&gt;Tanimi ve etkileri&lt;br /&gt;12 eylül'ün egitim alanina müdahalesi&lt;br /&gt;din ve ahlak egitimi&lt;br /&gt;yök'ün olusumu görev ve yetkileri&lt;br /&gt;kültürel alanda filmlerin yasaklanmasi, müzisyenlerin konserleri engellenmesi&lt;br /&gt;haberlerin sansurlenmesi,bilgi edenme hakkinin engellenmesi,&lt;br /&gt;imfa edilen kitap dergi ve filmler,&lt;br /&gt;12 aylül'ün amaci, gündemi,  nedeni, kültürel boyutu,tiyatro gösterimi (12 eylül üzerine)&lt;br /&gt;darbe ve kitaplar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;resim sergisi, siir dinletileri, etkinlik sürecinde&lt;br /&gt;Müzik, Rahmi saltuk, ruhi su, selda, ali asker,emekci, zamani, cem karaca vd devrimci ozanlar&lt;br /&gt;yazi kampanyasi, web sayfasi olusturmak&lt;br /&gt;Anilarli, hatiralari yazili hale getirmek.&lt;br /&gt;youtube de görsel yayin icin eldeki yazili ve görsel bilgileri toplamak&lt;br /&gt;12 EYLÜL filmleri,12 eylülü anlatan film gösterimi ve film sonrasi tartisma&lt;br /&gt;(yönetmen-senarist-oyuncularla )&lt;br /&gt;iskence aletleri sergileme&lt;br /&gt;ULUSLARARASI BOYUTU&lt;br /&gt;uluslararasi hukukcularla panel&lt;br /&gt;yasama, yargi hukuku&lt;br /&gt;siyasal boyutu (dünden bugune)&lt;br /&gt;psikolojik boyutu&lt;br /&gt;sosyolojik boyutu&lt;br /&gt;1982 anayasasi ve rejimin kurumsallasmasi&lt;br /&gt;AVRUPA BILGILERI&lt;br /&gt;Avrupa birligi ve avrupa konseyinde yapilmasi gerekenler.&lt;br /&gt;Magduriyet ve kirilmalar&lt;br /&gt;12 eylül 2010 ve sonrasi,Kamuoyunu calismasi&lt;br /&gt;1-12 eylülleri arasi yapilacak etkinlikleri icin Yol tv, su tv, dem tv, hayat tv  öneri götürme&lt;br /&gt;Talerlerimiz, önerilerimiz,(Türkiye yogunluklu) kararlar, partiler, parlomento, uluslararasi kuruluslar&lt;br /&gt;Türkiye ve Avrupa&lt;br /&gt;Analiz ve degerlendirme&lt;br /&gt;derneklesme, kurumlarin destegi, davet edilecekler&lt;br /&gt;finans sorunu nasil saglanacak&lt;br /&gt;politik calisma öne cikarilmali&lt;br /&gt;görev dagilimi Avrupa'nin her yerinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu etkinlik sürecinde 12 eylülü yargilayacak  bir baslik.. ve bir logo&lt;br /&gt;Bu proje üzerine düsüncenin olusumunu hazirlayan&lt;br /&gt;Erdal Boyoglu ve Mustafa Akgün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki toplanti  tarihi ve yeri&lt;br /&gt;Ezgi restuarant&lt;br /&gt;josefstadterstr 5&lt;br /&gt;1080 wien&lt;br /&gt;Kontak tel 0681 10 67 24 03&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsana düşman olan her yönetim suçludur.&lt;br /&gt;insana düşman olan her yönetım cezalandırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elinizdeki davetiye 12 eylül magdurlarinin 12 eylül rejimini yargilamak icin bir grup arkadasin insiyatifi sonucu bu düsünceler öne cikti.&lt;br /&gt;Gidenlerin söylemek isteyip de söyleyemediklerini, yazmak isteyip de yazamadiklarini bir ucundan yakalayabiyliyorsak, &lt;br /&gt;ve onlarin seslerine sesimizi ekleyebiyorsak,bu bir yoldaslik bu bir insanlik sorumlulugudur.&lt;br /&gt;yasadigimiz arkadasliklarimiz, yoldasliklarimiz ve dostluklarimiz vardi.hic umulmadik zamanlarda en sevdiklerimizin ölü yüzlerini gördük. 17 yasinda  gencecik yoldasimizin yasini büyültüp asdiklarini biliyoruz , sokaklarda, dag baslarinda kursuna dizildiklerini biliyoruz&lt;br /&gt;geceyarilarinda insanlarimizi alip götürdüler, karanligin icinden son haykirislarini, son sözlerini duyduk onlarin, .&lt;br /&gt;düsünsenize söyle bir; eger biz  sahip cikmazsak, yazmazsak, insanin kendisine saygisizligi olmaz mi? o insanlarimizi gazete köselerinde basit ayrintilar olarak birakmak isteyenlere hizmet olurdu. insanin kendisine saygisizligi olurdu.&lt;br /&gt;bu bizim zorunlulugumuzdur;artik yazamayanlar vardi, konusamayanlar vardi, asilanlar vardi, iskencelerde yitirdiklerimiz vardi, sokaklarda kursuna dizilenler vardi iste tüm bunlar söylemek isteyenlerin  seslerine seslerimizi eklemek istiyoruz.&lt;br /&gt;Türkiye halklarinin uzun mücadeleler sonucu elde ettigi temel hak ve özgürlüklere, deger yargilarina ve demokrasi prensiplerine karsi essiz bir utanc belgesi olan 12 eylül'ün suclari ortadayken dünya devletleri yöneticileri bu suclari görmemezlikten geldiler. ve bugün 30 yil gecmesine ragmen 12 eylül'le hesaplasmak icin gögsümüze gere gere dün siper etmistik bugün de siper ediyoruz. ve her yönüyle 12 eylül'le hesaplasmak gerekiyor. 12 eylül rejimi suclarindan dolayi yargilanmalidir. dünya demokratik güclerinin 12 eylül rejimini mahkum ettigini söylemelidir. yargi önünü acmalidir.&lt;br /&gt;12 eylül rejimini yargilamak demokratik bir görevdir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazi haksizliklar ve suclar vardir ki, ancak yillar sonra aciga cikar ve yagilanir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumsal bir travmayi bitirmek….&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-1502984941704280380?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/1502984941704280380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/avrupa-30-yl-protesto-etkinlikleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1502984941704280380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/1502984941704280380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/avrupa-30-yl-protesto-etkinlikleri.html' title='avrupa 30. yıl protesto etkinlikleri üzerine düşünceler...'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzJCGmTS05I/AAAAAAAAABA/qT39KasvVMg/s72-c/fasizm2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-7964028248976678231</id><published>2009-12-23T07:28:00.001-08:00</published><updated>2009-12-23T08:03:25.961-08:00</updated><title type='text'>almanya'dan...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI--oi9I0I/AAAAAAAAAAw/AJ6dM5eQcHc/s1600-h/insan3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 284px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI--oi9I0I/AAAAAAAAAAw/AJ6dM5eQcHc/s320/insan3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418462547436970818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerli arkadaşlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rasim arkadaşın yönlendirdiği mail de 12 Eylül Müzesi ne ilişki pasajlar yer almakta   ve söyle denmektedir; „12 Eylül sürecini noktalamak için, darbe yapanlar ile yüzleşmekten geçer!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi tarihimizi, doğru olarak genç kuşağa ve geleceğe aktarmak için, belgeleri karanlıkta değil, gün ışığında insanlığa açalım! Karanlık dehlizlerde yaşadıklarımızı, sansürlemeden tüm çıplaklığı ile ortaya koyalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül süreci ve onun yaratmış olduğu sonuçları bugün yaşamaktayız!&lt;br /&gt; Bugün, bizim yaşadıklarımızı doğru şekilde seslendirmek zorundayız!&lt;br /&gt;12 Eylül ve sonuçlarını doğru bilgiler ile soruşturmak için, müze kurmalıyız!&lt;br /&gt;Müze sadece geçmişin izlerini taşıyan yerler değildir, bugünü anlamamıza yarayan bilgileri de içinde barındıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül Müzesi, Devrimci 78’ liler Federasyonu denetiminde oluşturulmak için ilk adımını atıyor! Atılacak bu ilk adıma destek verin!“&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çağrı ile henüz yurtdışı adımları, –ki bunlar çok önemli bir yanını oluşturur çalışmaların- atılmadığından ve arkadaşların 12 Eylül mağdurlarının kafasında ‘bizi unuttular’, ‘bizi katmadılar’ gibi bir yanlış anlamaya sebep vermemek için, aşağıdaki ‚açıklama ’yazısı ile bu fikri  ve girişimin ana çerçevesini sizinle paylaşmak istiyorum. Sizleri ve  ilgili olanları ön-bilgilendirmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;–Henüz Ankara da ilk bilgilendirme toplantısı (bilgi alış-verişi) yeni olan, önümüzdeki günlerde İzmir’de ve diğer şehirlerde de devam edecek olan - Bu ‚Müze’nin ilk şehir-bölge-Almanya-Avrupa toplantı ve adımlarıyla sizlerle birlikte, katılarak, ilerleyeceğiz hayata geçirmeye çabalayacağız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;12 EYLÜL MÜZESI fikri son günlerde ete kemiğe bürünmeye, gerçekleşir olmaya  doğru yol alıyor. Bir fikir olarak ortaya atıldığından beri ve facebook da bir grup olarak ilk adımları atıldığından bu yana kısa zamanda 1.700 ün üzerinde üyenin katkıları ile ilk hatırlama ve hesaplaşmalarda başladı. Her gün büyüyoruz, katılanlarla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzu edenler grup üyesi olabilir. Bağlayıcılığı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel fikir; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül ile hesaplaşmak; Mamak, Metris, Diyarbakır … bütün işkence görülen yerlerin kapatılıp 12 Eylül Müzesi olmasını sağlamak; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumda ‚’hatırlama ve hesaplaşma’nın yollarını açmak, araçlarını yaratmak;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Cuntacıların, Anayasasının ait olduğu yere; mahkemeye, yargı önüne oradan da tarihin çöp tenekesine değil yalnızca; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 EYLÜL MÜZESİNE koyup, gelecek nesillere bu vahşeti ‚12 Eylül Müzesi ’fikri ve aracılığıyla (unutmamak için, hatırlamak, anlatmak, hesaplaşmak için) ‚Müze’de/Müzelerde sergileyerek aktarmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz olmuş bitmiş, tamamlanmış bir yapılanmadan ziyade, su aralar belli bir ekibin koordinasyonun eşliğinde çerçeve taslaklar ve ön hazırlıklar yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki yıl içinde Türkiye’de ve yurtdışında, özellikle Almanya’da, bilgilendirme ve buradan müze çalışmalarına verilecek her türlü katkı üzerine sohbet edeceğiz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Buraya ilişkin oluşumlar üzerine sohbet toplantılarında elbette yurtdışında ki 12 Eylül Müzesi çalışma ekibi oluşacak. Bu ekip isin teknik hamallığını üstlenebilecek gönüllü arkadaşlardan oluşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm arkadaşlar ama isteyen herkes bu sürece fikirleriyle, önerileriyle, maddi-manevi-bireysel katkılarıyla katılabilmeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her birimizin şahit olduğu, mağduru olduğu bu faşist darbeyi anılarla, belgelerle, dergi ve bildirilerle, ülkede yada sürgünde, işkencede ya da direnişi örgütlerken nasıl yaşadıysa şahitliğiyle katkılarına muhtacız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamda elinde o döneme ait, hem Türkiye ve hem yurtdışı sürecine ait&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*biyografiler-özel arşivler&lt;br /&gt;*her türlü belge-bilgi.&lt;br /&gt;*bildiri-gazete, &lt;br /&gt;*haber-resim, &lt;br /&gt;*şiir-ani-öyküler&lt;br /&gt;*edebi-siyasi-politik-kültürel-sosyolojik-psikolojik ürünler, &lt;br /&gt;*ortaya çıkan kurumlar-araçlar, &lt;br /&gt;*dernekler-inisiyatifler&lt;br /&gt;*birlikler-dağılmalar&lt;br /&gt;*toplantı notları, &lt;br /&gt;*yürüyüşler &lt;br /&gt;*tasnif edilmiş - edilmemiş arşivler&lt;br /&gt;...vs. vs. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her türlü malzemeyle katkı sunmaları, katılmalarını beklemekteyiz, düşünmekteyiz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada yukarda yazılanlarda dahil olmak üzere, her şey su anda pratik adımlarının atılmaya başlanacağı bir çabaya 'niyet', 'tartışma', 'öneri', 'çerçeve taslak', 'ön bilgilendirme' olarak algılanmalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamda bana çerçeve taslak’ ve ‚yurtdışı masası’nın oluşumuna, Göç/Sürgün Müzesine ilişkin önerilerinizi, isterseniz  kısa notlar halinde yollayabilirsiniz. Geniş analiz, tartışma, ya da anlatmaları şimdilik ileriye bırakmak kaydıyla, önerilerinizden Türkiye’deki arkadaşlara yapacağım 'çerçeve taslak' önerisinde faydalanmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçevede elbette Almanya’da ‚bir ‘göç müzesi’ oluşumu, bunun uygulanırlığı, biçimleri üzerine düşünmekte fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arşiv, Arşivcilik, müze vs konusunda ön bilgiler ve tecrübelerden yararlanmaya, faydalanmaya ihtiyaç vardır. Bu konuda bilgi-beceri-tecrübe-yetenek-eğitimi olan arkadaşlar büyük bir rahatlatıcı, iş-kolaylaştırıcı olacaklarından bir an önce bilgilerine başvurmak isterim/isteriz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İleri ki haftalarda sizleri daha aydınlatıcı bilgilerle rahatsız edeceğimi umarım.&lt;br /&gt;Elbette bu fikri birlikte başlatmak için‚ katkım olsun’, ‚bende varım’, ‚bende kurucu üyeyim’ demek isteyen herkesle birlikte ilk buluşmayı gerçekleştirmek için, ilk toplantılarımıza çağrıyı yollayacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz sabır ;-)&lt;br /&gt;Ve lütfen elinizdeki her belgeyi, notu, gazeteyi, kupürü vs sakin atmayın. &lt;br /&gt;Mikro-filmleri, resimleri, kopyaları vs den sonra elbette çok özel olanlar sahiplerinde kalabilir. Onlara gözünüz gibi bakın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakin zamanda daha doyurucu ve atılacak adımları belli olacak olan bir ‚12 EYLÜL MÜZESİ’  inisiyatifi için buluşmak ümidiyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hidir Kalay&lt;br /&gt;Köln &lt;br /&gt;Irtibat icin&lt;br /&gt;Tel:             0178 320 39 04&lt;br /&gt;Mail:           hidir.kalay@googlemail.com&lt;br /&gt;Facebook:  12 EYLÜL MÜZESi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-7964028248976678231?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/7964028248976678231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/almanyadan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/7964028248976678231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/7964028248976678231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/almanyadan.html' title='almanya&apos;dan...'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI--oi9I0I/AAAAAAAAAAw/AJ6dM5eQcHc/s72-c/insan3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7975750022706110421.post-9097103772365994417</id><published>2009-12-23T07:25:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T08:04:16.223-08:00</updated><title type='text'>12 Eylül Müzesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI_c0Bc3ZI/AAAAAAAAAA4/-OAhJdLQhF4/s1600-h/n258159755713_4723.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI_c0Bc3ZI/AAAAAAAAAA4/-OAhJdLQhF4/s320/n258159755713_4723.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418463065913744786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;12 eylül üzerinden yaklaşık 30 yıl geçmek üzere... bu 30 yıl sonunda yeni kuşak o dönemde yaşananları anlayamıyor, bilmiyor. yılda bir yapılan etkinlikler ile de anlatılamıyor. o yüzden, o dönemi tüm çıplaklığı ile ortaya serecek bir müze projesini ortaya atıyorum ve 30. yılda bunu gerçekleştirelim. unutmadık, unutturmayacağız sözünü müze ile hayata geçirelim ve yeni kuşağa bunu aktaralım. bir daha darbeler olmasın isteniyorsa, acılar unutamaması gereklidir....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün duyarlı arkadaşların yan yana gelerek, imkanlarımızı ortaya sererek bu proje hayata geçirilebilinir, ütopya değildir, imkansızı da istemiyoruz... unutmayın, henüz yenilmedik diyebilmek için, geçmişin acısını yaşayanlara sahip çıkmak gerek!&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;bu 12 eylül müzesinde neler olmalıdır?&lt;br /&gt;içeriden dışarıya karikatür sergisi. o dönem şairlerin eserleri. idam edilenlerin son mektupları ve bulunabilinirse eşyaları... içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye mektuplar. görüşme anı fotoğraflar, davalar, tutanaklar. işkence görenler, kayıplar, ölenler. vatandaşlıktan çıkarılanlar, adları değiştirilen köyler, zorunlu göçe tabi olanlar ve darbeci generaller ve onlara yardım edenler. o dönemde işkence ve baskı makenazmasında yer alan tüm memurların listesi yer almalıdır. sadece acı çekenler değil, acı verenler ve onların yaptıkları da unutturulmamalıdır... bir daha darbeler olmaması isteniyorsa, tüm çıplaklığı ile yüzleşmek gereklidir... bu gerekliliği, gelecek kuşaklara da anlatmak ve onların tarih bilgisine de, doğru kaynaktan ulaşmasını sağlamak olmalıdır.... darbeciler ve darbeleri destekleyen medyanın kaynakları bizim temel kaynağımız olmamalıdır..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7975750022706110421-9097103772365994417?l=12eylulmuzesi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/feeds/9097103772365994417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/12-eylul-muzesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/9097103772365994417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7975750022706110421/posts/default/9097103772365994417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://12eylulmuzesi.blogspot.com/2009/12/12-eylul-muzesi.html' title='12 Eylül Müzesi'/><author><name>12 Eylül Müzesi Girişimi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00151564393436504776</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI5HhVlnuI/AAAAAAAAAAM/HWxrL-oKYA4/S220/n258159755713_4723.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_NDPllj8tfAo/SzI_c0Bc3ZI/AAAAAAAAAA4/-OAhJdLQhF4/s72-c/n258159755713_4723.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
